Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sormak" içeren Türkçe örnek cümleler

sormak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Öğrenci bir soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben onlara düğün günlerinin ne zaman olduğunu sormak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hasta arkadaşımın hatırını sormak için Osaka'ya gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz geçmişi araştırma yapıyorum, ve size birkaç soru sormak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben size bir şey sormak istiyorum, Bayan Ionescu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, gürültünün ne hakkında olduğunu sormak için üst kattan seslendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a yeni evi için ne kadar para ödediğini sormak istedim, fakat Mary bana kibar olmayacağını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye bir şey sormak istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye bir soru sormak istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom öne geçmeye ve Mary'ye sormak istediği soruyu sormaya karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi niçin partide olmadığını sormak için aradı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi işten eve giderken onun biraz ekmek almasını isteyip istemediğini sormak için aradı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sebebini sormak için ona yazdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bayan Ionescu, size bir şey sormak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir soru sormak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başka birine sormak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir soru sormak için elimi kaldırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye bir şey sormak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konuşabileceğine inansam ellerindeki nasırları sormak isterdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gazete bayiinde sormak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki soru sormak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gezgin bana yol sormak için durdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Takeshi bir soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adam bir soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sormak istediğim birkaç sorum var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O öğrenci soru sormak için elini kaldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

İşçiler maaş artışlarını sormak için geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne istediğimi bana sormak istemiyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Nihai terfinizi aldığınız zaman, nihai alışverişinizi yaptığınız zaman, mükemmel evinizi satın aldığınız zaman, birikim yapıp maddi güvencenizi sağladığınız zaman ve başarı merdivenlerinin basamaklarına tırmanıp gelebileceğiniz en yüksek noktaya geldiğinizde heyecanınız da kaybolur ve kaybolacaktır. Peki ya sonra ne olacak? Yolun sonunu görebilmek için daha ne kadar çaba sarf etmek zorundasınız? Eminim anlıyorsunuzdur; hiçbir zaman yeterli olmayacak. Öyleyse kendinize şu soruyu sormak zorundasınız: Önemli olan nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Açıkça sormak her zaman daha doğru bir yoldur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un kabul edilip edilmediğini sormak için hastaneyi aradım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım bana Tom hakkında soru sormak için buradasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mühendisin kendine sormak zorunda olduğu yedi soru: kim, ne, ne zaman, nerede, niçin, nasıl ve ne kadar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sormak zorunda değildin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sormak zorunda değildiniz.

Bana sormak istediğin bir şey var mı?

Size bunu sormak niyetindeydim.

Aklımda size bunu sormak vardı.

Sana sormak istedim.

Sanırım bana dün ne yaptığımı sormak istiyorsun.

Sizin için çalışan insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.

Onlar için çalıştığınız insanların bazıları hakkında size bazı sorular sormak istiyorum.

Hâlâ sormak istediğim bir sürü sorum var.

Sadece sana nasıl olduğunu sormak için aradım.

Sana cevap vermek istemeyebileceğin bazı kişisel sorular sormak zorundayım.

Sormak istediğim bazı sorularım var.

Ne sormak istersen sor.

İzninizle Tom'a birkaç soru sormak istiyorum.

Bazı şeylerle ilgili görüşünüzü sormak istedim.

Sana bir soru sormak zorundayım.

Sana bir şey hakkında soru sormak istiyorum.

Ona ne sormak istedin?

Bana başka bir şey sormak istiyor musun?

Sana sormak istediğimiz bazı sorularımız var.

Sana bir şey sormak istedim.

Size bir şey sormak istedim.

Sizlere bir şey sormak istedim.

Sanıyorum sen bana dün geceki partine niçin gitmediğimi sormak istiyorsun.

Tom'a sormak istediğin bir şey var mı?

Polis sana soru sormak istiyor.

Sana sormak istediğim bir şey var.

Tom'a o soruyu sormak istemiyorsun.

Sana Tom hakkında soru sormak istiyorum.

Bunu herkese sormak zorundayız.

Tom bize birkaç soru sormak istiyor.

Soru sormak, otoritenin sınırsız gücüne isyan etmek demektir.

Özür dilerim, sormak zorundaydım.

Sormak istediğin bir şey var mı?

Sakıncası yoksa size birkaç soru sormak isterim.

Sana bir soru sormak istiyorum.

Sana bugün okulda ne olduğu hakkında birkaç soru sormak istiyorum.

Korkarım size bazı sorular sormak zorunda kalacağım.

Aslında, sana bir şey sormak istedim.

Ona bir soru sormak zorundayım.

Sana birkaç soru sormak istiyorum.

Sana bazı sorular sormak istiyorum.

Şimdilik sormak istediklerim bunlardı.

Sadece sana birkaç soru sormak istiyordum.

Sana sormak istediğim bazı sorularım var.

Size sormak istediğim birkaç sorum daha var.

Size bir şey sormak istemiştim.

Ne olduğunu öğrenmenin tek yolu Tom'a sormak.

Tom'a bir şey sormak istiyorum.

Ne tür sorular sormak istersiniz?

Tom Mary'ye bunun nasıl yapıldığını sormak zorunda.

Sadece Tom'a birkaç soru sormak istiyorum.

Elveda demeden önce, sana sormak istediğim bir şey var.

Tom'un sağlığını sormak zorundayız.

Neden daha önce sormak için gelmedin?

Benim sormak istediğim bir soru var.

Bana onun hakkında sorular sormak istersen sorabilirsin.

Soru sormak istiyorsanız lütfen elinizi kaldırın.

Daha fazla soru sormak istiyorsan Tom'a sorabilirsin.

Gelecek hafta ona yardım edip edemeyeceğini Tom sana sormak istiyor.

Gerçekten bir şey bilmek istiyorsan bütün yapman gereken sormak.

Cevabı bilmek istiyorsan Tom'a sormak zorunda kalacaksın.

Ondan daha fazla ayrıntı istiyorsan, patronuma sormak zorundasın.

Sanırım Tom'a bazı sorular sormak istiyorsun.

Sanırım bana nerede olduğumu sormak istiyorsun.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce