Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"sorun" içeren Türkçe örnek cümleler

sorun kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Sorun ne?
Translate from Türkçe to İngilizce

Altmış yaşındaki birine değil altı yaşındaki birine sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başka sorun var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Cinsel taciz artık şimdi sosyal bir sorun haline geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun yok!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sorun tartışılmaya değer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sorun çok basit.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun için cevap yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sınıf tartışması için uygun bir sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun hakkında ne hissediyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sorun hakkında seninle konuşmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun oğlumun okula gitmek istememesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun konusunda sessiz kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun daha kötüydü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç sorun değil!
Translate from Türkçe to İngilizce

Çözülecek çok fazla sorun var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çözülecek bir sürü sorun var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tartışmamız gereken başka bir sorun var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle bir sorun ile uğraşmak zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun hakkında gerçekten bir şey yapılmalı, ama bu balyozla ceviz kırmaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece evet ya da hayır ile cevap verilebilen sorular sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce

O şirketin yeni bilgisayar mimarisi ile ilgili bir sorun vardı. Onlar şimdi bir iptal çılgınlığını gözden geçirecekler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diskoya girmekte sorun yaşadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben peş peşe sorun yaşıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun bizim okulun prestiji etkiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Pekala, sorun yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun hayatı sorun dolu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sorun, ancak, daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle önemsiz bir sorun hakkında endişelenmeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom herhangi bir sorun olduğunu fark etmiş gibi görünmüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun çözülmeden kalır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arabada sorun yok, sadece sen kötü bir sürücüsün.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların ne düşündüğünü sormayın. Ne yaptığını sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun TV izlerken çalışamamandır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sorun kabul edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Annem kıt kanaat geçinmekte sorun yaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorularınız varsa, uzaktan sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir çözüm yoksa, öyleyse hiçbir sorun yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aynı eski sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun onun yeteneği değil, karakteridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, insanlara her zaman bir sürü sorun çıkarıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyleyse bir sorun var...
Translate from Türkçe to İngilizce

İşte sorun burada yatmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oğlunun intiharı ile başa çıkmada sorun yaşıyor.

Tom oğlunun intihar etmesi gerçeğiyle başa çıkmada sorun yaşıyor.

Tom yeni arabasıyla ilgili küçük bir sorun yaşıyor.

Tom sorun hakkında Mary'nin tavsiyesi istedi.

Tom sorun hakkında Mary ile tartıştı.

Sorun Tom'un Mary ile karşılaşmayı planladığı mı yoksa tesadüfen karşılaştığı mıdır.

Mademki Tom ve Mary ayrıldılar, ona çıkma teklif etmek için sorun yok.

Bu arabada bir sorun var gibi görünüyor.

Tom bilgisayarı ile sorun yaşadığını söylüyor.

İşte yazılışı sorun yaratabilecek birkaç kelime.

Malzemelerde hiçbir sorun yoktu.

İstek başkanlık kampanyasında sıcak bir siyasi sorun haline geldi.

Dün gece polisle sorun yaşadım.

Motor henüz bize hiçbir sorun çıkarmadı.

Tom'un bu sorun hakkında daha fazla bilgi edinmesi gerekiyor.

Kim bu sorun için sorumluluk alıyor?

Sorun hakkında onunla konuşup konuşmamam gerektiğini merak ediyorum.

Tom sorun hakkında bir şey yapmaya teşebbüs eden tek kişiydi.

Tom kapıyı açmada sorun yaşıyor gibi görünüyor.

Yolunuzu kaybederseniz, bir polise sorun.

Tom Mary'nin evini bulmada biraz sorun yaşamıştı.

Tom ayarları ayarlamada biraz sorun yaşadı.

Tom herhangi bir sorun istemiyor.

Tom'un niyeti Mary'ye sorun yaratmak değildi.

Tom bu sorun hakkında bir şey yapmak zorunda.

Tom sorun hakkında bir şey yapamadı.

Tom bana çok sorun çıkarıyor.

Sorun Tom'un çok iyi bir öğretmen olmamasıdır.

Sorun Tom'un iyi bir sürücü olmamasıdır.

Sorun Tom'un Mary'nin yanında oturmak istememesidir.

Sorun Tom'un nasıl Fransızca konuşacağını bilmiyor olmasıdır.

O öyle büyük bir sorun değil. Oldukça fazla üzülüyorsun.

Sorun ona kimin söyleyeceğidir.

Çevirmenlerin karşılaştığı bir sorun kaynak belgenin kötü yazılmasıdır.

Şimdi bu sorun hakkında düşünemeyecek kadar çok yorgunum.

Bu hiç sorun değil.

Tamam, sorun değil.

Sorun yeterli paraya sahip olmamamızdır.

Sorun senin çok genç olmandır.

Sorun onun İngilizcesini izleyip izleyememendir.

Sorun planın işe yarayıp yaramayacağıdır.

Sorun benim ona söyleyecek bir şeyim olmamasıydı.

Sorun, bir sonraki adımın ne olduğu?

Sorun o hatayı kimin yaptığıdır.

Sorun onu kimin yapacağıdır.

Sorun kararı kimin vereceğidir.

Sorun onun için oraya kimin gideceğidir.

Sorun onun mektubu okuyup okumayacağıdır.

Sorun onun parayı nasıl alacağıdır.

Sorun onun bizimle aynı fikirde olup olmayacağıdır.

Sorun ona güvenilip güvenilmeyeceğidir.

Sorun onun beş parasız olmasıdır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce