Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"suya" içeren Türkçe örnek cümleler

suya kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Su yasası bir kaynak olarak suya sahip olma, kontrolü ve kullanımı ile ilgili hukuk alanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim tatil planı suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya düşen yılana sarılır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kaynayan suya biraz tuz koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Projemiz suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir bardak suya bir parça kuru buz koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom rıhtımda ayaklarını suya sarkıtarak oturmayı sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom soğuk suya atlamak için kendini ikna edemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom suya daldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O suya atladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom soğuk suya atladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün bitkilerin suya ve ışığa ihtiyacı vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yiyecek ve suya acilen bir ihtiyaç vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuk suya atladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fena halde suya ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kanal'ı yüzerek geçme planları suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benden önce suya gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tatil planlarımız işlerimizin yoğunluğu nedeniyle suya düşeceğe benziyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fena halde suya ihtiyaçları vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya düştü ve boğuldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üzerinde çalıştığım anlaşma suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buz eridiğinde tekrar suya dönüşür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuk suya girmeye korktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz suya ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yumurtayı kaynar suya koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım daha çok suya ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir kedi ve kediler suya girmekten hoşlanmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kuş kafasını suya daldırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un suya ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un suya ihtiyacı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz daha suya ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom suya daldı ve elinden geldiği kadar hızlı yüzdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden suya girmiyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya atladım ve nehrin diğer tarafına yüzdüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genç prensesin ayağı kaydı ve suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizim planlar son dakikada suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya daldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Katı suya buz denir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpekbalığı dolu suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Planımız suya düştü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Planlarını suya düşürdüğüm için üzgünüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Suya düşme tehlikesi ile karşı karşıyaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yıldırım suya değdiği zaman ne olur?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu pastayı yapabilmek için una, suya ve yumurtaya ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başını suya daldırıp çıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz suya ihtiyacın var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Elbiseleriyle suya atladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom suya baktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bulanık suya baktı.

Tom giysileri ile suya atladı.

Plan bozuldu, her şey suya düştü.

Bir atı suya götürebilirsin ama ona su içiremezsin.

Suya düştüm.

Biz her gün suya gireriz.

Tanker törenin ardından suya indirildi.

Filizlenmek için, tohumların hava ve suya ihtiyacı var.

Küçük kızı kurtarmak için onun suya atlaması ne cesaret!

Denizaltı suya daldı.

Tom sıcak metali soğuk suya daldırdı.

Tom suya daldı ve diğer tarafa yüzdü.

Bu bitki çok suya ihtiyaç duyar.

Hepimiz aynı zamanda suya atladık.

Tom salı suya doğru itti.

Kameram suya dayanıklıdır.

Bir bardak suya ihtiyacım var.

Çiçek ve ağaçlar temiz hava ve taze suya ihtiyaç duyarlar.

Bitki yaşamı için, suya ek olarak güneş ışığı kesinlikle gereklidir.

Yüzmeyi öğreninceye kadar suya yaklaşma.

Tom suya atladı.

Suya ihtiyacımız olacak.

Tom ayaklarını suya sarkıtarak iskelede oturdu.

Suya atlayalım.

Tom soğuk suya atlamak istemedi.

Bu, suya benzemiyor.

Afrika'daki birçok insanın temiz suya ulaşımı yoktur.

Yüzücüler suya giriyor.

Tom tramplenden suya atladı.

Tom bir sıçrama ile suya atladı.

Onlar suya atladı.

Senin tenisçi dirseğin var. Kolunu sıcak suya batır.

Yüksek yerden suya atlarken dik girmek gerek. Yoksa öldürür.

Bizim temiz havaya ihtiyacımız olduğu gibi, balıkların da temiz suya ihtiyacı var.

İki kurbağa dere kenarında otururken yağmur yağmaya başlar. Kurbağalardan biri diğerine şöyle der: "Çabuk suya gir, yoksa ıslanacağız."

Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve suya ihtiyacı vardır.

Dünya çapında yaklaşık bir milyar insanın temiz, güvenli suya erişimi yok.

Sadece biraz suya ihtiyacım vardı.

Tom'un biraz suya ihtiyacı var.

Tom suya düştü.

Tom cankurtaran göreve başlayıncaya kadar suya girmek istemiyor.

Tom balığın kancasını çıkardı ve onu suya geri bıraktı.

Tom suya düşüp boğuldu.

Tom Mary'nin taşları suya atışını izledi.

Şiddetli yağmur yüzünden planlarım tamamen suya düştü.

Ayaklarını suya sarkıttı.

Tom giysilerini çıkarmadan suya atladı.

Bütün bitkiler suya ve ışığa ihtiyaç duyarlar.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce