tanıklık kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 60'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O cinayete tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye karşı tanıklık etmek için isteksiz gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Savcı benim Tom aleyhinde tanıklık yapmamı istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onun aleyhine tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin aleyhinde tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, tanıklık etmek için çağrıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onun öldürülüşüne tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kazaya tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eşim aleyhine asla tanıklık etmezdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz bildiğimizi söylüyoruz, gördüğümüze tanıklık ediyoruz; sizler ise bizim tanıklığımızı kabul etmiyorsunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tek tanığımız tanıklık yapmayı reddediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Buna tanıklık edebilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanıklık edeceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom tanıklık edebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom tanıklık etmeye hazır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarın mahkemede tanıklık etmek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun masumiyetine tanıklık edebilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer onun aleyhinde tanıklık ederseniz, memnuniyetle onu parmaklıklar ardına koyabiliriz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un aleyhine tanıklık etmek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan, Linda'nın bir uyuşturucu bağımlısı olmadığına tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O tanıklık etmek için Cezayir'den bütün yolu seyahat etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O güçlü bir tanıklık yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom tanıklık etmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un karısı ona karşı tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bizim için tanıklık yapacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanıklık etmeye gönüllülüğün için gerçekten teşekkür ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom duruşmada tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seni tanıklık yapmaya zorlayamam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben tanıklık edebilirim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tanıklık etmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin davasında tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un o gün tanıklık yapması bekleniyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne zaman tanıklık edeceğim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom tanıklık yapmayı reddetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'ye karşı tanıklık etmeyi kabul etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'ye karşı tanıklık yapmak istiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary birbirlerine karşı tanıklık ettiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'ye karşı tanıklık etmeniz sizin yararınızadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Leyla tanıklık etmek için mahkeme salonuna girdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'a karşı tanıklık etmek sizin yararınızadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, en yakın arkadaşının aleyhine tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami cinayet davasında tanıklık etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami tanıklık etmeyi reddetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami tanıklık etmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami, Leyla'nın adına tanıklık edecek.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami mahkemede tanıklık yapmayı reddetti.
Sami mahkemede tanıklık yaptı.
Sami stalkerına karşı tanıklık etti.
Sami tanıklık etmeye karar verdi.
Sami tanıklık etti.
Sami, takipçisine karşı tanıklık edecek.
Sami, stalkerına karşı tanıklık edecek.
Sami tanıklık etmek istiyordu.
Tom büyük olasılıkla sana karşı tanıklık yapacaktır.
Tom; Mary aleyhinde tanıklık yapmakta isteksiz görünüyordu.
Birkaç tanık onun aleyhinde tanıklık etti ama o yine de beraat etti.
Tanıklık edecek misin?
Damiano, Mars'ın ne kadar güzel olduğuna tanıklık etti.