Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ters" içeren Türkçe örnek cümleler

ters kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Herkesin işi bir gün ters gidebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir sürü kişi pandispanyayı fırınlanması zor sanmakta, ama yeterince yumurta kullanırsanız hiçbir şey sahiden ters gitmeyebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eldivenlerimi yanlışlıkla ters giydim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben, şu anda ters bir şey düşündüğüne dair bahse girerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ken gömleğini ters giymişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O kazağını ters yüz giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

John kazağını ters giymişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, şeylerin mantık sırasını ters çevirmedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şirket politikasına ters olmasına rağmen, Tom ve Mary her karşılaşmada öpüşür ve birbirlerine sarılırlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kazağını ters giyiyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yatağın ters tarafından kalktı ve bütün gün suratsızdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizin fikriniz bizim politikamıza ters düşüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gömleğin ters yüz olmuş.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu ters tutma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Paltomu ters giydim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, gömleğini ters giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, çoraplarını ters giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, tabloyu ters çevirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmışsın gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seninle ters düşmekten nefret ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ceketini ters çevirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ters bir şey olmak üzereydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuk ters köşe yapmayı biliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fanilasını ters giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Umarım bu sefer hiçbir şey ters gitmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkek kardeşim gömleğini ters giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoraplarından birini ters giydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gömleğini ters giyiyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çoraplarını ters giyiyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çorabının tekini ters giymişti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Patronunla her zaman ters düşüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ters gidebilecek her şey ters gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yanlışlıkla ters yöne giden bir trene bindim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha ne ters gidebilir ki?
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyunu oynayanlar yuvarlak oluşturacak şekilde (bacak ve ayakların konumu ters v seklinde) oturur ve sıkıca kenetlenirler. Ortaya bir ebe geçer. Eller bacakların altında olur ve bir havlu (ucu bağlanarak topuz haline getirilmiş) elden ele bacakların altında gezdirilir. Ebe olan bacakların arasından o havluyu almaya (bulmaya) çalışır. Tabi bu arada herkes sallanmakta ve pisi pisi demekte ve çeşitli şekillerde bağırmaktadırlar. Havluyu, uygun konumu bulan, ebenin sırtına hızlıca vurur ve tekrar alta verir ve havlu gezdirilir. Havluyu ebe kimin altında yakalarsa o kişi ebe olur ve ortaya geçer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tuzluk ve karabiberlik ters ayarlanmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çantanı ters çevir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adaletin terazisi ters işliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her şey ters gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ortada ters giden bir şey var sanki.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tanınmadan önce maaş zammından bahsedersen senin işleri ters yaptığını düşünme eğiliminde olurum.

Tom kazağını ters giydiğini fark etmedi.

Otobüs ters yöne girmişti.

Ya bir şey ters giderse?

Kazağını ters giymişsin.

Venüs Güneş sistemimizdeki diğer birçok gezegenden ters yönde döner.

Tişörtünü ters giyiyorsun.

Arabasında bir şeylerin ters gittiğini onayladı.

Ters şekilde değil mi?

Kitapları rafa ters koyma!

Bir gazeteyi ters olarak okuyordu.

Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.

Tom sadece Mary'yi kızdırmak için gömleğini kasıtlı olarak ters giydi.

Bir şeyin ters gittiğine dair hiçbir işaret yoktu.

Günümüzde paraya izafe edilen değerle, insanlığın ters orantılı bir şablona oturtulduğunu görüyoruz.

Ters giden bir şey mi var?

İşler ters gitti.

Planımın ters gideceğini hayal bile etmedim.

Bilgisayarımda ters giden bir şey var.

İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.

Ters bir durum mu var?

Tom bana ters ters baktı.

Arabamızda ters giden bir şey olmalı; motordan duman çıkıyor.

Ters giden bir şey olursa Tom'u arayın.

Yazıcıda ters giden bir şey var.

Doktorlar Tom'la ilgili ters giden bir şey bulmadı.

Tom'la ilgili gerçekten ters giden bir şey yoktu.

Bir şey ters giderse beni ara.

"Tom, hiç havanda değilsin." "Ah, öyle mi?" "Ters giden bir şey mi var?" "Hayır, her şey yolunda."

Tom kazağını ters giydi.

Üstlendiğim her şey ters gidiyor.

Onların planları ters gitti.

O sabah bir şey ters gitti.

Şapkanı ters taktın.

İspanyolcada ters soru işareti kullanılır.

Makinede ters giden bir şey olmalı.

Her zaman makinede bir şey ters gidiyor.

Bir şey ters giderse ne olur?

Bugün Tom'dan uzak dursan iyi olur. Bu sabah yatağın ters tarafından kalkmış.

Bir şeyler ters gidiyor, değil mi?

Bunu ters çevirme.

O benim inançlarıma ters düşüyor.

Bir iş ters gidecekse gider.

Sanırım kazağını ters giymişsin.

Ne yazık ki plan ters tepti.

Ayakkabılarını ters giymişsin.

Tom gömleğini ters giydi.

Neden hep benimle ters düşüyorsun?

Tom gömleğini ters yüz giymiş.

İşler ters gidebilir.

Başka bir şey ters gidemez.

Tom neyin ters gittiğini anlıyor.

Sizinle ilgili ters bir şey olabilir.

Güçlü bir ters vuruşum var.

Güveçte bir şey ters gitti.

Sözleriniz ne kadar mantıklı görünürse görünsün her zaman biri size ters düşecektir.

Tom onlara ters ters baktı.

O bir ters takla atmaya çalıştı.

Çok dil bilen biri ters okuyabilen kişidir.

Kutuyu ters koymamaya dikkat et.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce