ton kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 59'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Ton sorunu derhal halletti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu taş beş ton çeker.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kutu bir ton. İçinde ne var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başımda bir ton iş var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton niçin bizi uyarmadı?
Translate from Türkçe to İngilizce
Vantilatör pervanelerinin üzerinde bir ton toz var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton ve Mary'nin akraba olduklarını sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom mutfak bankosuna oturdu ve ton balıklı bir sandviç yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Japon milleti ton balığı yemeyi sever.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kutu bir ton ağırlığında.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yapacak bir ton işim var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton senin yüzmeyi bilmediğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton neden Mary ile konuşmak istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton eve gelmeni istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmaması mümkündür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmayacağı mümkündür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton balığı çok hızlı yüzebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton balıkları hidrodinamik bir vücuda sahiptirler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu makine yaklaşık otuz ton ağırlığında.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu araba 4 ton yük taşıyabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her gün konserve ton balığı yediği için civa zehirlenmesi oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Vinç yirmi ton beton kaldırabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir ton balığı salatası yedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton son derece çok bilmiş.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kamyon en fazla 5 ton yük taşıma kapasitesine sahip.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir ton balığı kutusu açtı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary ve John için ton balıklı sandviçler hazırladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tavuk, ton balığı ve soya fasulyesi iyi protein kaynaklarıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her gün konserve ton balığı yemekten civa zehirlenmesi oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çin'de her gün yaklaşık on milyon ton kömür çıkartılır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Rus salatası, patates, zeytin, ton balığı ve diğer sebzelerle yapılır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton Boston'un en başarılı avukatlarından biridir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir köpek balığının derisi bir ton balığınınkinden daha kabadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her sene yaklaşık bin ton un ihraç edilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun üzerinde bir ton baskı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, beni yapacak bir ton zor işle bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Erişteli ton balığı güvecini sevdiğini umuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton otuzlu yaşlarına kadar evlenmek istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tam yetişmiş Afrika fili yaklaşık dört ton ağırlığındadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kilerimde bir ton gıdam var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir ton kilo kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Lütfen bir kilo ton balığı filetosu alabilir miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Küresel olarak, yaklaşık 26 milyon ton plastik her yıl okyanusa girer.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir ton para mı kazanıyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton endişeli görünmüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton araba sürmene izin vermezdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ton balığından başka balık yemem.
Ton balığı dışında balık yemiyorum.
Bu miktar son safhada bir milyon ton artacak.
Bugüne kadar iki yüz elli milyon ton cevher kullanıldı.
Yemek yapmaya vakit kalmadığından ton balığı konservesi yedik.
Uçağın faydalı yük kapasitesi bir buçuk ton.
Skipjack ton balıkları yellowfine göre daha koyu renkli, ucuz ve tat olarak da biraz daha ağır oluyor.
Yapmam gereken bir ton şey var.
Isaac Newton bir ton şey biliyordu.
Ton balığı kanserojendir.
Ton balığı kanser yapıyor.
Ton balığında ağır metal birikiyor.
Üç beş kuruş kâr için bir ton iş yapılıyor.