toplum kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 91'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Filozoflar tarafından aydınlatılmamış bir toplum şarlatanlar tarafından aptal yerine konulurlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dinsiz bir toplum, pusulasız bir gemi gibidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un cezası 25 saatlik toplum hizmetiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, toplum için bir tehlikedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeni davranış kurallarını ihlâl etmekten yakalanan gençler seyahat özgürlüğü haklarını kaybedecekler, ve bu hakkı geri almak için parasız toplum işini tamamlamak zorunda kalacaklar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, toplum içinde konuşmaya alışkındır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum içinde nasıl davranacağını bilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Servetin adil bir biçimde dağıldığı bir toplum hayal ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum içinde konuşmaktan korkma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar her zaman toplum önünde tartışıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Adamı toplum için bir tehlike olarak gördüler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum olarak belli standartları yakalamak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anladığım toplum yasalarına ve devletlerin koyduğu yasalara uyarım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alkolsüz bira toplum için beladır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom üç haftalık toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom oldukça saygın bir toplum lideri.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum içinde konuşmaya korkuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evrensel değerler var bunlar yozlaşmaya başlayınca toplum da yozlaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Doğa Koruma Derneği kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşudur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum üzerinde bilimin etkisi büyüktür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her toplum, kendi refahını düşünür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dil yozlaşırsa; kanunlar, emirler, yorumlar, algılamalar ve topyekûn bütün toplum yozlaşır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum, bireylerden oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Seyahat ve toplum önünde konuşma, Tom'un işinin ayrılmaz parçalarıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kumar, toplum için büyük bir beladır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu bu aile için bir trajedi, bu bu toplum için bir trajedi, bu, şehir için bir trajedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bir toplum lideri.
Translate from Türkçe to İngilizce
Toplum ve birey birbirinden ayrılamazlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alex mi suçlu, toplum mu?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom toplum için bir tehlikedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom toplum dilbiliminde ihtisas yaptı.
Toplum için önemli biri vefat etti.
Tom toplum içinde saygındır.
Başkan Tom Jackson nadir olarak toplum içinde görünür.
Bütün toplum bu planın arkasında.
Toplum içinde nasıl konuşulacağı hakkında hiçbir fikrin yok.
O, toplum için kendini kurban ediyor.
Mary, Afrika'da bir sivil toplum örgütü için çalışıyor
Biz hoşgörüsüz, içe dönük bir toplum olduk.
Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.
TV'nin toplum üzerindeki etkisi büyüktür.
Toplum bölünmüştür.
Bu yaşa kadar, toplum on çocuk sahibi olmanı söylüyor.
Tom toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.
O bir toplum lideri.
Televizyonun toplum üzerine birçok etkisi vardır.
Toplum onu başkan yaptı.
Tom denetimli serbestlik ve toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.
Bizim, toplum olarak, pek çok sorunumuz vardır.
Toplum yeni sanayiden yarar sağlayacaktır.
Toplum değişiyor.
Öğrencilerin haftada bir saat toplum hizmeti yapmaları gereklidir.
Onun çöp suçu nedeniyle, o 10 saat toplum hizmeti yapmak zorunda kaldı.
Bizim toplum olarak çok sorunumuz var. Bu şüphesiz onlardan biri değil.
Toplum büyük bir yaş farkı olan insanlar arasında ilişkiyi teşvik etmez.
En iyi arkadaşım Afganistan'da bir Sivil Toplum Örgütü için çalışıyor.
O gazetenin toplum sayfası ile ilgileniyorum.
Katolik Kilisesi toplum üzerinde güçlü bir etkiye sahipti.
Amerika, bunun "sınıfsız" bir toplum olduğunu iddia etmeyi sever.
O yüksek toplum partilerinin tümünde bir demirbaştır.
Fadil toplum için bir tehdit midir?
Tom bunun güvenli bir toplum olduğunu söyledi.
Onlar kapitalizmi sona erdirdiler ve sosyalist bir toplum kurdular.
eğer Layla kızlığını kaybetmiş olsaydı, toplum muhtemelen bu olayı araştırırdı.
Leyla toplum tarafından dışlandı.
Bir toplum, güçlüler eylemleri için sorumlu tutulmadıkça gerçekten demokratik olamaz.
Sami toplum için bir tehdit mi?
Sami toplum için bir tehlikedir.
Giysiler adam yapar. Çıplak insanların toplum üzerinde çok az etkisi vardır veya hiç etkisi yoktur.
Irkçı bir toplum, diğer toplumları şeytanlaştırmaya eğilimlidir.
Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa, gerçekleri söyleyenlerden de o kadar nefret eder.
Tom toplum bilimcidir.
Toplum içinde karısıyla hiç tartışmaya girmez.
Uluslararası toplum krizi çözmeye çalıştı.
Uluslararası toplum fikre karşı çıktı.
Uluslararası toplum seçimleri yakından izliyor.
Ancak uluslararası toplum somut adımlar bekliyor.
Eğitim, bu toplum için hayati önem taşıyor.
Uluslararası toplum da saldırıları kınadı.
Bir çocuğun çevresini anlamaya çalışmasındaki sonsuz merakı görüyorum; yani daha iyi bir toplum için hâlâ umut var demektir.
Devletin adalet mekanizması sağlıklı işlemezse toplum kendi adaletini yaratır.
Toplum yandaş medyayla fondaş medya arasında sıkışmış durumda.
Toplum içinde yellenmek kabalık olarak görülür.
Kâğıda gelen zammın farkına kitap, dergi ve gazeteden değil de tuvalet kâğıdından varıp tepki gösteren toplum dünyaya neresinden baktığını gösterir.
Özgür bir toplum, özgür bir piyasa gerektirir.
Toplum içindeki eylemlerimizi sınırlayan kurallar vardır.