trajik kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 46'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Biz genellikle, bizimkinin aslında trajik bir çağ olduğunun söylenildiğini duyuyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komedyenler şakalarını şiddetli ölüm ya da ciddi kazalar gibi trajik durumlara dayandırırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trajik hata birçok kişiyi etkiledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trajik haberi duyduktan sonra her ikisi de ağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O çok trajik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu hüzünlü hikayenin trajik bir sonu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu trajik durumun son bulmasını diliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tüm o olay, trajik bir yanlış anlaşılmadan ibaret.
Translate from Türkçe to İngilizce
Suikast, trajik ve korkunç olarak belirtildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ne trajik!
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu gerçekten trajik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Annesinin trajik haberi onu yıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O trajik bir uçak kazasıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Haberlerde sürekli yer alan trajik olaylar yüzünden birçok insan şefkat yorgunluğu çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu çok trajik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom trajik bir kazada öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ermeni soykırımı trajik bir olaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu trajik olay Tom'un bütün hayatına takıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Film on sekizinci yüzyıldaki kölelerin trajik kaderiyle ilgilidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trajik haber, annesini delirtti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu o kadar trajik değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzünün solgunluğu onun trajik sonunun habercisiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ülkemizin tarihindeki zor ve trajik bir zamanı yaşıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok trajik olmasaydı çok komik olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok trajik olmasaydı, komik olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trajik haberleri duyduktan sonra, o yalnız kalmak için dışarı çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir pusuda trajik bir ölümle karşılaştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom trajik bir şekilde öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'nin trajik romanını isteksiz olarak yayınladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her iki elini de işyerindeki trajik bir kazada kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fadıl trajik bir hata yapmış olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben trajik bir hikayeyle gözyaşlarına kapıldım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un hayatı trajik bir şekilde sona erdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sonuç trajik olarak öngörülebilirdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Leyla kendi annesi tarafından trajik olarak reddedildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O trajik bir karakterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Aşk ciddiye alınmalı, ama trajik olmamalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami hâlâ Leyla'nın ölümünün trajik bir kaza olduğunu savunuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami korkunç trajik bir şekilde öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin gülümsemesi trajik bir geçmişi maskeliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onsekizinci yüzyılda yaşamış kölelerin trajik kaderinden bahsediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sözde ermeni soykırımı trajik bir olay gibi gösterilmeye çalışılan bir yalandır.
Halepçe katliamı çok trajik bir olaydı.