Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"tutarak" içeren Türkçe örnek cümleler

tutarak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 14'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bütün günü balık tutarak geçirelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün günü balık tutarak geçirdik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hokabaz havada on portakalı tutarak kalabalığı büyüledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nefesinizi tutarak kendinizi öldüremezsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom küçük bir kutu tutarak mutfağa doğru yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom elini tutarak Mary ile oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, onu nefesini tutarak izledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom zamanın çoğunu balık tutarak geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin yanında onun elinden tutarak oturdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami ve Leyla birlikte balık tutarak çok zaman geçirdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bora dün bir günde 700 civarı cümle çevirip bayrağımızı yukarıda tutarak dosta güven, düşmana korku verdi. Üstelik çeviriler de baştan savma değil, gayet güzel.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer paranın çevreden daha önemli olduğunu düşünüyorsanız bir de nefesinizi tutarak paranızı saymayı deneyin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fişleri bağlı olduğu prizden tutarak çıkarmak en doğru yoldur.
Translate from Türkçe to İngilizce