Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"uğraşmak" içeren Türkçe örnek cümleler

uğraşmak kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 51'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Ona uğraşmak anlamsız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle bir sorun ile uğraşmak zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kanser hastaları sıklıkla bulantı nöbetlerini azaltmakla uğraşmak zorundadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'la uğraşmak zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Felsefeyle uğraşmak nasıl öleceğini öğrenmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun patronu ile uğraşmak zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu an bu sorunla uğraşmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Artık suni sorunlarla uğraşmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi bununla uğraşmak zorunda değiliz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary ile uğraşmak istemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece şu anda onunla uğraşmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla tek başına uğraşmak zorunda kalacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Önce onunla uğraşmak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi bununla uğraşmak zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir trafik polisinin yılbaşı gecesi uğraşmak zorunda kaldığı her on sürücüden beşi alkollüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aptal insanlarla uğraşmak için en iyi yol nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Evrak işleriyle uğraşmak için onun aldığı zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben başka bir şey yapmadan önce bu mektupla uğraşmak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Esperanto hareketi her zaman 'ebedi başlayanlar' sorunu ile uğraşmak zorunda kalmıştır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un şu anda onunla uğraşmak istemediği açık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom uğraşmak istediğim kişi türü değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aynı eski sorunla her yıl uğraşmak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kendi başına onunla uğraşmak zorunda kalacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bununla uğraşmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke bununla uğraşmak zorunda olmasam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha önce hiç polisle uğraşmak zorunda kalmamıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben sadece onunla uğraşmak zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bununla uğraşmak istemedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi onunla uğraşmak zorunda olmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim işimde her tür insanla uğraşmak zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha önce bununla uğraşmak zorunda kalmadık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Günün sonundan önce onunla uğraşmak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla uğraşmak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu anda bu sorunla uğraşmak için çok yorgunum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bu tür problemlerle uğraşmak için eğitilmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, tehditlerle uğraşmak için eğitildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onunla uğraşmak zaman alacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu konu ile uğraşmak zorundayız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Artık kredi kartlarıyla uğraşmak zorunda olmamak bir rahatlıktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bununla uğraşmak zaman alacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yarın bununla uğraşmak zorunda kalacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami artık bununla uğraşmak istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni etkilemek için bu kadar çok uğraşmak zorunda değilsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Artık bununla uğraşmak istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğitimsiz insanlarla uğraşmak zor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kendi karanlığınızı bilmek, başkalarının karanlık taraflarıyla uğraşmak için en iyi yöntemdir.

Seninle uğraşmak istiyorum.

Seninle biraz uğraşmak istemiştim sadece.

Tom bununla uğraşmak zorunda kalacak.

Bununla uğraşmak istemiyorum.

Şimdi bu problemle uğraşmak istemiyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce