Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ucuz" içeren Türkçe örnek cümleler

ucuz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Yemeğimiz ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ucuz değildi, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha ucuz bir odanız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ucuz görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyle ucuz bir otelde misafir edilmesi tuhaf.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gıda ve giyim tezgahlarındaki ürünler çok ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dört gece için sahip olduğunuz en ucuz odayı istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir hafta için en ucuz arabanızı kiralamak istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary ucuz mobilya ile evlerini döşediler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir zamanlar ucuz bir restoranda yemek yedi ve gıda zehirlenmesi oldu, bu yüzden artık nerede yemek yediği hakkında çok dikkatli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı söyleyemez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom pahalı şarap ve ucuz şarap arasındaki farkı tadamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Paçayı ucuz kurtardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom onun mahallesinde yaşayan çocuklara vermek için bir sürü ucuz kameralar aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok ucuz bir kamera satın aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Balık bugün ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ucuz bir mağaza.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ucuz kurtulduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun elbisesi ucuz görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O ucuz, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

O hem iyi hem de ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Motosikletler çok ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ucuz görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha ucuz bir şeyin var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hangisi daha ucuz, bu mu yoksa o mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bisikleti çok ucuz fiyata aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu biraz ucuz veremez misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu ikisinden daha ucuz olanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin gözde ucuz şarabın nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç daha ucuz odalarınız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

O genellikle köpeğini ucuz köpek maması ile besler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ev ucuz gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha ucuz koltuklarınız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana daha ucuz birini gösterin, lütfen.
Translate from Türkçe to İngilizce

En ideal olan, yemeğin lezzetli, ucuz, sağlıklı olması ve duyguları incitmemesidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ucuz olan iyi bir mağaza biliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

9:00'dan sonra aramak daha ucuz mudur?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ucuz şey giymez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, şehirde en ucuz mağazadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O sadece ucuz bir reklam kampanyası.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mantar şu an mevsiminde; o yüzden ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herhangi bir ucuz mağaza biliyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çanta hem iyi hem de ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ucuz olarak nerede meyve alacağımı öğrendim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ucuz olduğu sürece, herhangi bir saat işimi görür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu araba onun alması için yeterince ucuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ucuz olmak şartıyla, herhangi bir saat işimi görür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz daha ucuz olan bir odanız var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Rüzgar ucuz ve temiz bir enerji kaynağıdır.

Ucuz iyi bir restoran biliyorum.

Onun elbiseleri çok ucuz malzemeden yapılmıştır.

Bunları düzine ile ısmarlarsan daha ucuz.

Gerçekten ucuz olan küçük mütevazı bir dükkan biliyorum.

Bazıları pahalı ve diğerleri çok ucuz.

Şimdi mantar mevsimi, bu yüzden ucuz.

Konuşma ucuz.

Ucuz değil.

O çok ucuz.

Hata yaptığım her sefer için bir nikelim olsa, daha ucuz hatalar yapardım.

Oh, o ucuz!

O gerçekten ucuz.

Bu kamera ucuz.

Şirket kâr payını arttırmak için ucuz iş gücü kullanıyor.

Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musunuz?

Yakınlarda ucuz bir otel biliyor musun?

Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.

Sence marketteki tavalardan hangisini almalıyım? O ithal tava daha ucuz fakat yerli malı biraz daha pahalı.

Bence ucuz olan daha konforluydu.

Bu ucuz değil.

Ucuz görünüyor.

"Şu yeni bir şapkadan daha ucuz."diye cevaplar Susan.

Her şey çok ucuz.

Daha ucuz bir yayınınız var mı?

Eğer oraya otobüs ile gidersen daha ucuz.

Tom'un istediği gitarı alacak yeterli parası yoktu bu yüzden daha ucuz olanını aldı.

Ucuz atlattık.

Boston'dayken ucuz bir otelde kaldım.

O kadar ucuz değil.

Almanya'da biranın sudan daha ucuz olduğunu duydum. Bu doğru mu?

Almanya'da biranın sudan daha ucuz olduğu duydum. Doğru mu?

Tom, ucuz ve pahalı şarap arasındaki farkı söyleyemez.

Onları üretmek için en ucuz yer olduğundan dolayı elbiselerimizin çoğu Bengladeş'te yapılırlar.

Tom bir şişe ucuz kırmızı şarap aldı.

Tom Boston'u ziyaret ettiğinde ucuz bir otelde kaldı.

Şimdi Matsutake mantarlarının mevsimi bu yüzden onlar ucuz.

Süt Tom'un evinin yanındaki süpermarkette gerçekten biraz daha ucuz.

Trenle gitmek daha ucuz.

Kore'ye üç gece ve dört günlük bir gezi 30.000 yen. Bu çok ucuz.

İç hatlarda ucuz bir uçak biletiniz var mı?

Bizim yemeğimiz ucuz.

Kira ucuz.

Petrol artık ucuz bir yakıt değil.

Aracılar evleri ucuz fiyatla almaya çalışıp sonra da astronomik fiyatla satıyorlar.

O mağazadan ucuz bir video kaset kaydedici aldım.

Hatay'da aldığım zeytinyağı sabunlarını gerçekten seviyorum. Halbuki onlar ucuz değil.

O saat bundan ucuz.

Tatoeba'ya katkıda bulunmak ucuz bir hobidir.

Ucuz mal alacak kadar zengin değilim.

Ne kadar ucuz yaşıyoruz!

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce