Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"umut" içeren Türkçe örnek cümleler

umut kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Yaşam olduğu sürece umut da olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korku değil, umut insan ilişkilerinde yaratıcı ilkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğrencileriniz bize yeni umut verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amerika Birleşik Devletleri savaşın dışında kalmayı umut ediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Rus askerleri gittikçe daha fazla umut kaybetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu mesafeden gerçeği bilmeyi umut edemeyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Açıkçası Tom onun pahalı çay fincanlarından birini kırdığını Mary'nin fark etmemesini umut ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, şimdi en umut verici yazarlardan biri olarak tanınmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hepimiz barış için umut ediyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, umut verici genç bir adamdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'nin burayı seveceğini umut ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yediğin şeyin sağlıklı olduğunu umut ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun seçimi kazanacağına dair neredeyse hiç umut yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşaması konusunda hiçbir umut yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun eskisi gibi olması için çok az umut var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun başarısı ile ilgili bir umut var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni bir yıl hep umut getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşamın olduğu yerde, umut vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun geleceğine dair bir umut var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu haftaya kadar onu bitirmiş olmayı umut etmiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Umut verici görünen her şeyi takip edin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç umut yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz umut var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pek az umut var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eskileri hatırlamak bana umut veriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hâlâ umut var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman umut var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Umut var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Asla sana umut vermek istememiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un yüzünde bir umut ifadesi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Günümüzde çocuklarımızın kendi başlarına karar almalarını istiyoruz ama o kararların hoşumuza gitmesini umut ediyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

En iyiyi umut et; en kötüye hazırlan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sinirli olmadığını umut ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un burada olmasını umut ediyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkadaş olabileceğimizi umut etmiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyle umut edelim!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm katkıların için teşekkürler. Yakında seni tekrar görmeyi umut ediyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Paris'i ziyaret etmeyi umut ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz umut olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçmiş bize hep umutsuzluk ve kadercilik aşılıyor. Gelecek ise umut ve sorunsuzluk vaad ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece geçici bir sorun olduğunu umut ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Takeshi İngilizce öğrenmek için Londra'ya gitmeyi umut ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hâlâ bir umut ışığı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tarihinin en büyük ve en olası kurtarma Berlin halkına yiyecek ve umut getirdi - Ve bu havadan ikmalin başlamasına sebeb oldu

O, çok umut verici genç bir adamdır.

Tom Mary'nin onun onu öpeceğini umut ettiğinin farkında değildi.

Dürüstlüğünüz umut verici.

Yaşarken umut et.

Ona ulaşmayacağını içtenlikle umut ediyorum.

Hayat varken umut var.

Sadece onun buna değeceğini umut ediyorum.

Tom'un bizi duymadığını umut ediyorum.

Onun çalıştığını umut ediyoruz.

Bu umut verici geliyor.

Bu umut verici görünmüyor.

Mary umut verici bir öğrenci.

Çok umut verici görünmüyor.

Onunla konuşmayı umut etmiştim.

Seni burada bulmayı umut ediyordum.

Senden duymayı umut ediyordum.

Ne umut ettiğimi sana anlatmamı istiyor musun?

Kızlar Blackpool'daki beyaz erkeklerle buluşmayı umut ediyorlar.

Ne yaptığını bildiğini umut ediyorum.

Biz gerçekten bir balıkçı teknesi satın almayı umut ediyorduk.

Sanırım bu umut etmek için çok fazlaydı.

Onu bulmayı umut ediyorum.

Bana umut verdin.

Otelin geleceği çok umut verici görünüyor.

Tom umut vaat eden bir öğrenci.

Onun hayatından umut kesilmiş.

O, seninle tanışmayı umut ederek geldi.

Herkes için umut var.

O umut verici görünüyordu.

O umut vericiydi.

Onun zamanında geleceğine dair küçük bir umut var.

Bu umut kırıcı.

Önceden annemin ben evlenene kadar yaşamasını umut ederdim.

İnsanlar birbirleriyle dostça ilişkiler kurunca dünyanın daha güzel bir yer olmasını umut ediyorum.

Gelecek umut verici görünüyor.

O bize umut verir.

O bana umut verir.

Bir umut olduğunu düşünüyor musun?

Genç kadın ölümcül bir hastalıkla cebelleşiyordu, kalbi umut doluydu.

O umut verici bir işte iki yüz dolarlık yatırım yaptı.

Görünürde hiçbir umut yoktu.

Onun atanması hakkında hiç umut yok.

Giderek daha çok insan doğal tedaviden umut ediyor.

Şampiyonluğu kazanmayı umut ediyoruz.

Belki umut vardır.

Yakında soruna bir çözüm bulmayı umut ediyoruz.

Ben herkesin mutlu olduğunu umut ediyorum.

Sevgi kızgınlıktan iyidir. Umut korkudan iyidir.

O, oğlunun Tom'un kızıyla evlendiğini görmeyi umut ediyordu.

Sonunda her şeyin iyi olacağını umut ediyorum.

Dan Linda'nın hala hayatta olduğu konusunda umut besledi.

Amerika ve diğer sömürgeci güçler, Rus Devrimi'nin sonunu umut ettiler.

Umut kayıp değildir.

Zamanında varmayı umut edelim.

Onun başarısından hiç umut yok.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce