Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"utanç" içeren Türkçe örnek cümleler

utanç kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Sürüşünüz kesinlikle utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben utanç duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sana arkadaşım demekten utanç duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaptığım hakkında kendimden çok utanç duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne kadar utanç verici!
Translate from Türkçe to İngilizce

Yalan söylemek utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, babasının fakir olmasından utanç duyuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O utanç içinde onlara yüz döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Alice utanç içinde başını eğdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bir utanç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar utanç içinde başlarını eğdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun utanç verici bir biçimde davrandıklarını söylediler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Utanç duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

O utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin adına utanç duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir utanç kaynağı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Utanç vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Toplantı sırasında karnım guruldamaya başladı. Bu utanç vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, hayatımdaki en utanç verici andı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle bir günde evde kalmak bir utanç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un Mary'nin ödül aldığını görmesi için burada olmaması bir utanç
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu utanç verici oluyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu utanç verici olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bir utanç olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu utanç verici olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok utanç vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu son derece utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Başka ülkelerin işgali utanç verici bir etkinliktir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soruyu yanıtlayamamaktan utanç duydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son derece utanç vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ve vurmadım. Vuramadım... Son anda, söylemesi utanç verici... Vuracak cesaretim yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yer utanç verici bir biçimde bakımsızdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Babamın fakirliğinden utanç duymuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Davranışın utanç vericiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onurlu bir ölüm utanç verici bir yaşamdan daha iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İtalyan Amerikalılar İtalyanca konuşmadıkları için ünlüler. Gerçekten utanç verici!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitabı uzun zamandır okumadım ve bundan utanç duyuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çok utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu gerçekten utanç verici.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tüm bu yiyeceklerin boşa gitmesine izin vermek utanç olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Utanç içinde yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Utanç içinde yaşamaktansa öldürülmeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yiyeceğin boşa gitmesi bir utanç olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom utanç duymadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom utanç içinde başını eğdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O utanç içinde başını eğdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir utanç olmaz mıydı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne utanç ama!
Translate from Türkçe to İngilizce

Utanç içinde yaşamaktansa onurlu ölmek daha iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un çalışmak zorunda olması ve bizimle kampa gelememesi bir utanç.

Bunun utanç verici olduğunu düşünüyorum.

Bu utanç verici bir sır.

Kesinlikle utanç vericiydi.

Onlar beni utanç verici bir durumda yakaladılar.

O utanç verici olabilirdi.

Senin davranışın utanç verici.

Senin davranışın utanç vericiydi.

Tom'un partine gelememesi bir utanç.

Bir çocuğa çok zalimce davranmak utanç verici.

Sevinç ve utanç ile o, kulaklarına kadar kızardı.

Belki bir sonraki sonbaharda biz Amerika Birleşik Devletleri tarihinde en çirkin ve en utanç verici başkanlık yarışmasını göreceğiz.

Hiçbir şey daha utanç verici değil.

O, ailesine utanç getirdi.

Tom'un davranışı utanç vericiydi.

Belediye başkanımızın Toronto'ya şöhret ve utanç getirmesi talihsizliktir.

Oh, bu utanç verici.

Tom ve Mary mükemmel bir çiftti. Ne kadar utanç verici.

Tanrım, bu çok utanç verici.

Çalışmak utanç verici değildir.

Bunu bilmemen bir utanç.

O ne utanç verici bir durumdu!

Utanç verici ama ben hiç Tolstoy okumadım.

Utanç verici!

Donald Trump, bir utanç kaynağıdır.

Şimdi geçimimi sağlamak için utanç duyuyorum.

Tom utanç verici, değil mi?

Bildiğin utanç verici.

Buna bazen utanç yürüyüşü denilir.

Bunun Tom için ne kadar utanç verici olduğunu biliyor musun?

Birinin hatalarını kabul etmede utanç yok.

Gerçekten utanç verici.

Leyla'nın soyduğu evli erkekler, utanç yüzünden onu bildirmekte gönülsüzdüler.

Yeni yıl iki ülke arasındaki utanç verici bir diplomatik krizle başladı.

Gidiyor olman böyle bir utanç.

Performansı acı verici derecede utanç vericiydi.

Bu oldukça garip ve utanç verici hissettiriyor.

Sen utanç nedir bilmezsin.

Bu onların kültüründe onlar için çok utanç verici.

Söyleyecek bir şeyiniz olmadığında susmak utanç verici değil.

Hepimiz için ne kadar da utanç verici.

Tom utanç verici olduğunu düşünüyor.

Utanç verici bir dönemdi.

Utanç verici bir olaydı.

Utanç neredeyse dayanılmazdı.

Yasanın yasaklamadığını utanç sınırlar.

Tom'un yaptığı utanç vericiydi.

Süper utanç vericiydi.

Ben utanç duymadım.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce