Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"uygunsuz" içeren Türkçe örnek cümleler

uygunsuz kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 51'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Niçin beni bu uygunsuz saatte aradın?
Translate from Türkçe to İngilizce

İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sendika üzerine yaptırımlar uygulanması uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız uygunsuz bir selamlama yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, oldukça uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O uygunsuz bir soru sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence, o oldukça uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece uygunsuz bir zamanda beni aradı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence onun uygunsuz olduğunu biliyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom uygunsuz olarak güldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu uygunsuz olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu uygunsuz olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öğrenciler uygunsuz bir şekilde davrandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yüksek sesle ve uygunsuz bir biçimde güldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle uygunsuz bir öneriyi kabul etmek zorunda değildin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onda uygunsuz bir şey görmüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom uygunsuz dil kullandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Böyle pek uygunsuz saatlerde neden beni aramak zorundasın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun uygunsuz hareketleri kuşkumuzu uyandırdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O büsbütün uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çok uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O uygunsuz olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir şeyin uygunsuz olduğunu fark etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom uygunsuz bir zamanda geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O uygunsuz bir zamanda geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazı insanlar Tom'un davranışının uygunsuz olduğunu hissetti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çok uygunsuz olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un söylediklerinin çok uygunsuz olduğunu düşündüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yemek sunulduğunda doğru tuvalete gitmek zorunda. O hep böyle uygunsuz zamanlarda bir şeyler yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun uygunsuz olduğunu düşündüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu uygunsuz bir öneri.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar uygunsuz bir zamanda geldiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar uygunsuz bir vakitte geldiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu büyük kanepe küçük bir odada uygunsuz olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kapısız bir şehirde yaşamak uygunsuz olurdu diye düşünüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer interneti kullanamazsan onu biraz uygunsuz bulabilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fadıl'ın Layla adında genç bir kızla uygunsuz ve yasadışı bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uygunsuz bir benzetmeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üzgünüm, sana adımı söyleyemem. Fazlasıyla uygunsuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uygunsuz davrandığımı mı düşünüyorsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami uygunsuz yorumlar yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami fazla uygunsuz yorumlar yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sami, Facebook'ta Leyla'nın uygunsuz bir resmini yayınladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uygunsuz bir şey devam ediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom müşterileriyle uygunsuz bir şekilde flört etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yüksek sesle güldü ki, bu davranış uygunsuz görünmüştü.

Hastalık genellikle çok uygunsuz bir zamanda ortaya çıkabilir.

YouTube'de insanın karşısına "nereye düştüm ben" dedirten pek çok uygunsuz içerik çıkıyor.

YouTube'de Arif'in Manchester'a attığı golü ararken denk gelmişçesine insanın karşısına çıkan çok sayıda uygunsuz içerik var.

Sanırım bunun uygunsuz olduğunu biliyorsun.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce