Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"uyum" içeren Türkçe örnek cümleler

uyum kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 87'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Doğayla uyum içinde yaşamayı öğrenmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun mavi ayakkabıları o elbise ile uyum sağlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu ayakkabılar bu beyaz etekle mükemmel bir uyum sağlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yakında bir yurtta yaşamaya uyum sağlayacaksın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu mükemmel bir uyum sergiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aralarında bir uyum hüküm sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni çevreme uyum sağlamayı oldukça zor buldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gençler değişime kolayca uyum sağlarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kedi ve köpeğim birbiriyle uyum içerisinde yaşıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni koşullara uyum sağlayamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni okuluma çabucak uyum sağladım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Köpeğim ve kedim birbirleriyle uyum içinde yaşarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birbirleriyle mükemmel bir uyum içinde çalıştılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Niyetli olmayanlar uyum sağlamazken, kalmaya niyetli olanlar adanın konuşma yapılarına çabucak uyum sağladılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizce tekrar hayata uyum sağlayabilecek miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce

O hep yeni koşullara uyum sağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni duruma hızlıca uyum sağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonlar doğayla uyum içinde yaşarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O tüm sınıf arkadaşlarıyla uyum içindedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Değişen koşullara hızla uyum sağla.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğa, değişen şartlara uyum gösterenleri yaşamla ödüllendiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buraya uyum sağlayabildin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok şükür, oğlum yeni okulundaki yaşama çabucak uyum sağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız kardeşler birbirleriyle uyum içinde yaşadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tekstil endüstrisi serbest rekabet pazarına önümüzdeki yıllarda uyum sağlayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun konuşması duygularıyla uyum sağlamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu köyün insanları doğayla uyum içinde yaşarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsan beyni yeni durumlara uyum sağlayabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsan bünyesi, Dünya dışındaki ortamlara uyum sağlayabilecek kadar esnek mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu renkler birlikte uyum sağlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, çevresine uyum sağladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi sana bir uyum kursu vereceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O anda dünya ile tam bir uyum içinde olduğumu hissettim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müzik, filmin yapısıyla uyum içinde.
Translate from Türkçe to İngilizce

Koşullara uyum sağlamak zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok iyi uyum sağlayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yüksek tavanlı ve büyük odaları olan bir bina onun yerini alan renksiz ofis bloklarından daha az pratik olabilir, ama genellikle çevresi ile iyi uyum sağlar.

Tom baş uyum görevlisi.

Oğlan yeni sınıfa çabuk uyum sağladı.

Bina çevresi ile uyum içinde değildir.

Karıncalar ve arılar, çalışkanlık ve uyum örnekleridir.

Uyum bizim için kolay olmadı.

Çevreyi değiştirmek zor şey. İnsanın kendi uyum sağlama kapasitesini değiştirmesi daha kolay.

Uyum içinde davrandım.

İnsan çevresel değişikliklere uyum sağlamak için büyük bir kapasiteye sahiptir.

Yeni işine hızlı bir şekilde uyum sağladı.

O benim piyano çalmamla uyum içinde dans etti.

Onun yeni şartlara uyum sağlaması hızlıdır.

Çeşitli koşullara uyum sağlamalısınız.

Ben sadece akıntıya uyum sağladım.

Birlikte iyi uyum sağlıyoruz.

Alyans mükemmel uyum sağlar.

Mary çok uzun zamandır Japonya'da yaşıyor. Onun Japon geleneklerine uyum sağlamasının zamanının geldiğini düşünmüyor musun?

Tahta nefesli çalgılar uyum içinde çalıyorlar.

Flütler ve kemanlar uyum içinde çalıyorlar.

Bazı insanlar kolayca uyum gösterirler.

Vücut strese uyum sağlar.

Her zaman uyum sağlamayı başarırlar.

Bir uyum dönemi vardı.

Açıkçası uyum zordu.

Zeka, değişikliklere uyum sağlama yeteneğidir.

Ekip içinde iyi uyum sağlarım.

Sami durum ne olursa olsun uyum sağlayabilirdi.

Uyum sağlamayı öğrenmelisin.

Mary ve Tom yalnızca altı aydır burada oturuyorlar ama şimdiden iyi uyum sağladılar.

Tom uyum sağlamak için çok zor zaman geçirdi.

Mükemmel uyum!

Tom ciddi uyum sorunu yaşadı.

Ali yeni takımına hemen uyum sağladı.

Buraya uyum sağlayamıyorum.

Hızla uyum sağlayacağım.

Tom uyum sağlamaya çalışıyordu.

Okul hayatına kısa sürede uyum sağladı.

Herkesin buna uyum sağlaması zaman aldı.

Hepimiz buna uyum sağladık.

Ortama uyum sağlamaya çalıştım.

Bazı bitkiler soğuğa uyum sağlıyamıyorlar.

Birisi eğer köye gidiyorsa, o köye uyum sağlamalı.

O, duruma hızlı bir şekilde uyum sağladı.

Vücut, hava değişimine hızlı uyum sağlar.

O, yeni çevreye her zaman uyum sağlar.

Şirket çalışanları, bölümlere ayrıldığında ve birbirleriyle uyum içinde hareket etmediklerinde birçok sorun oluşabilir.

Tom yeni çevrede kolayca uyum sağlayabilir.

Açık olmak, hayattaki değişikliklere uyum sağlamamıza yardımcı olur.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce