vücudu kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 55'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Onun seksi vücudu beni cezbetti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuğun vücudu ateşlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir insanın vücudu ölür, ama ruhu ölümsüzdür.
Translate from Türkçe to İngilizce
Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun bütün vücudu ağrıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kalsiyum, insan vücudu için esas niteliği taşıyan bir mineraldir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun vücudu kahverengi kürkle kaplıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Muhteşem bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mükemmel bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu hiç bulunmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu otuz kereden fazla bıçaklanmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu nakli kabul edecek gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ses rahatsız edici ama insan vücudu için zararsızdı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun vücudu kusursuzdur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Vücudu öfkeyle sarsıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu oğlanın güçlü ve sağlıklı bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu yakılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
O geldiğinde ve beni bulduğunda, onun bütün vücudu alkol kokuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan vücudu bir tür makinedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hiç kimsenin vücudu mükemmel değil.
Translate from Türkçe to İngilizce
Su o kadar bulanıktı ki polis dalgıçlar vücudu dokunarak aramak zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun harika bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun güzel bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan vücudu sadece küçük hücrelerden oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ince bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu asla iyileşmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu hiç iyileşmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
İnsan vücudu milyarlarca küçük hücrelerden oluşmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir insan vücudu sayısız miktarda hücreden oluşur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Vücudu rahatsız bir pozisyondaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun vücudu asla iyileşmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun vücudu hâlâ iyileşmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dan'in vücudu kötü biçimde çürümüştü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun vücudu mükemmel.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kusursuz bir vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sende bir sporcu vücudu var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un sırım gibi, atletik bir vücudu vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un vücudu morluklarla kaplıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun vücudu ağrıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun küçük, tüylü garip kanatları olan bir vücudu vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ekmek vücudu besler ve kitaplar zihni besler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin vücudu zehire şiddetle tepki gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer herhangi bir şey kutsalsa, insan vücudu kutsaldır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin bütün vücudu titriyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin vücudu yanmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin vücudu küller içinde bulundu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin vücudu kötü biçimde yanmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dinlenme vücudu ve aklı besler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tam vücut tarayıcıları vücudu sanal olarak çıplak göstererek arama gerçekleştiriyor.
Yanni'nin vücudu dövmelerle kaplı.
Vücudu fazla rahata alıştırmak hamlaşmasına neden olur.
Tüm vücudu içten ısıtma yeteneği, memelileri ve kuşları balıklardan ayıran şeydir.
Yaratığın vücudu bir ayıyı andırıyordu.
İnsan vücudu inanılmaz derecede dayanıklıdır.