Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yürümek" içeren Türkçe örnek cümleler

yürümek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Yürümek iyi egzersizdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Adam bütün yolu yürümek istemedi; bu yüzden otobüse bindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yürümek için ideal bir gündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstasyondan okula yürümek yirmi dakika sürer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ağ olmadan ipte yürümek istemiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tren olmadığı için, tüm yolu yürümek zorunda kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüs servisi olmadığı için, biz, istasyona giden bütün yolu yürümek zorunda kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstasyon yürümek için çok uzak, bu nedenle bir otobüse binelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstasyona yürümek ne kadar sürer?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom kazadan sonra tekrar yürümek için çabaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, evine giden on milin tamamını yürümek zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her sabah yürümek sağlığın için iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buz üzerinde yürümek için yeteri kadar kalın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eve yürümek zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yürümek için çok uzak mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Okula yürümek zorundayım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmurda yürümek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun canı yürümek istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu anda yürümek istemiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buradan evine yürümek ne kadar sürer?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yağmurda yürümek beni rahatsız etmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buradan belediye binasına yürümek ne kadar sürer?
Translate from Türkçe to İngilizce

Son treni kaçırdım, bu yüzden eve kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orası yürümek için yeterince yakın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu tıpkı ayda yürümek gibi bir şey.
Translate from Türkçe to İngilizce

Canım şimdi yürümek istemiyor
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şimdi yürümek istemiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gece yalnız yürümek güvenli değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beş mil yürümek için uzun bir mesafe.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüs olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oraya yürümek sadece on dakika aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yirmi mil yürümek için uzun bir mesafe.
Translate from Türkçe to İngilizce

Taksi olmadığı için, yürümek zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oraya ulaşmak için uzun bir yol yürümek zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Taksi olmadığı için yürümek zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

İstasyona yürümek on dakika alır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Araba bozuldu, bu nedenle yürümek zorunda kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuğun son etabında yürümek zorunda kaldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gerçekten yürümek istiyor musun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım gece yalnız yürümek tehlikelidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Arabası bozulduğu için Tom eve yürümek zorunda kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seçeneğimiz yok. Sanırım yürümek zorunda kalacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Belediye binasına yürümek ne kadar sürer?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yürümek taksiye binmekten daha hızlı olacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Derin karda yürümek bize zor geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yürümek güzeldir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir günde 60 kilometre yürümek zordur.

Eğer hava kötüyse yürümek için dışarı çıkmayacağız.

Canım yürümek istiyor.

Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.

Arabam bozulduğu için oraya yürümek zorunda kaldım.

Yürümek zorunda kaldık.

Okula yürümek on dakikamı alıyor.

Biraz daha yavaş yürümek istiyorum.

Yürümek için çok uzak değil.

Buradan yürümek için çok fazla uzak.

Yürümek için çok uzak.

Sahilde bir köpekle yürümek birçok yerde yasal değildir.

City Hall'e yürümek ne kadar sürer?

Taksi yoksa yürümek zorunda kalırız.

Oraya varmak için 5 dakika yürümek zorundasınız.

Buradan istasyona yürümek yaklaşık 15 dakika sürüyor.

Yürümek en iyi egzersizdir.

Tekrar yürümek istemiyor musun?

Taksi yoktu bu nedenle eve yürümek zorunda kaldım.

Onun suratı asık, çünkü metroyu kaçırmış ve işe yürümek zorunda kalmıştı.

Buraya kadar bütün yolu yürümek zorunda kaldım.

Benimle istasyona yürümek ister misin?

Seninle yürümek istiyorum.

Göl donmuştu ama buzun üzerinde yürümek için yeterince güçlü olduğundan emin değilim.

Taksi olmadığı için eve yürümek zorunda kaldım.

Ayaklarımızı yürümek için kullanırız.

Bildiğim kadarıyla yürümek için o kadar uzak değil.

Bu yolda hiç otobüs olmadığı için yürümek zorunda kalacağız.

Eve yürümek zorunda kaldık.

Benimle istasyona kadar yürümek ister misin?

Şehrin çocuklarla yürümek için harika yerleri var.

Normal bir insan gibi yürümek istiyorum.

Yağmurda eve yürümek zorunda kaldım.

Hava karardıktan sonra sokaklarda yürümek güvenli değildir.

Ben yürümek istiyorum.

Yürümek ister misiniz?

Eve yalnız yürümek istemiyorum.

Yürümek için çok geç değil.

Yürümek zorunda kalacağız gibi görünüyor.

Yürümek istemiyor musun?

Seninle yürümek istemiyorum.

Birlikte yürümek ister misin?

Eve yürümek için yorgunum.

Bisikletim bozuldu, bu yüzden yürümek zorunda kaldım.

Buradan Belediye binasına yürümek aşağı yukarı ne kadar zaman alır?

Tom yürümek istiyor.

Az daha yavaş yürümek istiyorum.

Tom arabadan inmek ve yürümek istedi.

Eve yürümek istemiyorum.

Arabam bozulduğu için buraya yürümek zorunda kaldım.

Asansör bozuktu ve biz beşinci kata yürümek zorunda kaldık.

Tom bisikletinin patlak tekeri olduğundan bugün okula yürümek zorundaydı.

Tom eve yürümek zorunda kalmadan önce yağmurun duracağını umuyordu.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce