yürüyüşe kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O, yürüyüşe gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, hasta olduğu için yürüyüşe gidemedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her sabah yürüyüşe çıkarım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dedem her gün yürüyüşe çıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eğer hava açarsa, ormanda yürüyüşe gideceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüyüşe gideyim mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir yürüyüşe ne dersiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüyüşe gitmeyi önerdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüyüşe gidebilir miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüyüşe gitmektense evde kalmayı tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüyüşe gitmeye ne dersiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben biraz hava almak için yürüyüşe gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Büyükannem akşam yürüyüşe gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Shinji her gün karanlıktan sonra bir yürüyüşe çıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıktım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kahvaltıdan önce bir yürüyüşe ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Kahvaltıdan önce bir yürüyüşe gitmek benim alışkanlığımdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom her sabah yürüyüşe çıkar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom ve Mary birlikte yürüyüşe gitselerdi, kötü bir şey olacağını biliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yapacak daha iyi bir şey olmadığı için, uzun bir yürüyüşe çıkmaya karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yürüyüşe gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'ye onun parkta tek başına yürüyüşe gitmesinin iyi bir fikir olduğunu düşünmediğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bu sabah onunla bir yürüyüşe çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Estella ve ben bir yürüyüşe gidiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jane köpeğini yürüyüşe götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
O bir yürüyüşe gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom uyuyamadı bu yüzden kalktı ve yürüyüşe çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary ile yürüyüşe girmemeye karar verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben yürüyüşe gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yürüyüşe itirazım yok.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben sadece yürüyüşe gidiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Önümüzdeki Pazar yürüyüşe gidebilir miyim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun canı yürüyüşe çıkmak istedi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Grupla yürüyüşe gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu hafta sonu yürüyüşe gidelim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bizimle birlikte bir yürüyüşe ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce
İki günde bir yürüyüşe giderim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun ebeveynleri onu yürüyüşe götürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kahvaltıdan önce bir yürüyüşe çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Jane köpeğini yürüyüşe çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Parkta bir yürüyüşe gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Oğlumla birlikte bir yürüyüşe gittim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, onunla birlikte yürüyüşe gitmezdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğle yemeğinden sonra yürüyüşe çıkmaya ne dersin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece kafamı dağıtmak için yürüyüşe çıkacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu sabah canım yürüyüşe gitmek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, bu sabah onunla birlikte yürüyüşe gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yarın yürüyüşe gitmeyi planlıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ormanda yürüyüşe çıktık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tek başına yürüyüşe gitmeyi sever.
Tom sık sık Mary ile yürüyüşe çıkar.
Boş olduğu için, dışarı yürüyüşe çıktı.
Köpeği ile yürüyüşe çıktı.
Parkta yürüyüşe çıkmayı severim.
Tom her öğleden sonra yürüyüşe gider.
Ayılmaya çalışmak için yürüyüşe gittim.
Bill, şu ana kadar Spot'u yürüyüşe çıkardın mı?
Ormanda yürüyüşe gitmek eğlencelidir.
Bazen parkta yürüyüşe çıkar.
Güneşli günlerde sık sık yürüyüşe giderdik.
Hava nasıl olursa olsun, köpeğimi yürüyüşe götürürüm.
Grup yürüyüşe öncülük edecek bir rehber kiraladı.
Bu hafta ilk kez, yürüyüşe çıktım.
Yarın hava güzel olursa yürüyüşe gideceğim.
Yağmur yağıyorsa, yürüyüşe gitmeyi planlamıyoruz.
Her zaman büyükannesini yürüyüşe götürür.
Bu sabah canım yürüyüşe çıkmak istemiyor.
Yürüyüşe gitmeyi film izlemeye tercih ederim.
Nisan ayında güneşli bir günde, yürüyüşe çıktık.
İşi bitirdikten sonra, yürüyüşe çıktım.
Seni yürüyüşe çıkaracağim.
Cookie'nin yürüyüşe ihtiyacı var.
Köpeğimin yürüyüşe ihtiyacı var.
Yürüyüşe gidiyorum.
Her gün yürüyüşe çıkın.
Yürüyüşe çıktı.
Yürüyüşe çıkıyorum.
Akşamları, köpeğimle yürüyüşe çıkarım.
Tama bazen kendi başına yürüyüşe çıkar.
Yürüyüşe çıkın.
Yürüyüşe çıkmak ister misin?
Yürüyüşe çıkmak ister misiniz?
Tom ve Mary sahil boyunca yürüyüşe gittiler.
Köpeği yürüyüşe çıkar.
Birlikte uzun bir yürüyüşe gittik.
Yürüyüşe çıkabilir miyiz?
Tom bir yürüyüşe çıkmak istiyor.
Yürüyüşe çıktım.
Tom iyi hissetmediği için yürüyüşe gidemedi.
Öğle yemeğinden sonra yürüyüşe gidelim.
Tom muhtemelen yürüyüşe gitti.
Yürüyüşe çıkalım mı?
Yürüyüşe gideceğim.
Sabah erkenden yürüyüşe çıktım.
Canım yürüyüşe gitmek istemiyor.
Sahilde yürüyüşe gittik.
Hava güzel, yani yürüyüşe gidebiliriz, değil mi?
Meydanda bir yürüyüşe çıktık.
Parkta bir yürüyüşe çıktık.
Canım dışarı yürüyüşe çıkmak istemiyor.