yüzü kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Herkes bir aydır, ve hiç kimseye göstermediği karanlık bir yüzü vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü acıdan şekil değiştirmişti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben isimlerde gerçekten kötüyüm, ama bir yüzü asla unutmam.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mutluluktan yüzü parlıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü öfkeden kıpkırmızıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü soldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü ışık vermeyen asla yıldız olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yüzü kırmızı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ortaya çıkmaya yüzü yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un ortaya çıkmamaya yüzü yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un Mary'ye köpeğine ne olduğunu söyleyecek yüzü yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un Mary'nin ricasını reddedecek yüzü yoktu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü kırmızıydı ve o sıcak ve rahatsız hissediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Meg'in güzel bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü kızardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun güzel bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuğun kırmızı bir yüzü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bebeğin sevimli bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir kimsenin yüzü karakteri hakkında çok şey söyler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birdenbire onun yüzü soldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü sevinçle ışıldadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü acıdan burkulmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sevinçten yüzü parlıyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü birçok insan tarafından bilinir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü parladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü kızarmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü isliydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü aydınlandı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü pembe oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun komik bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yuvarlak bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü beyazladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü aniden kızardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü çamurla kaplıydı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Pencerede bir adam yüzü gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
O yüzü daha önce bir yerde gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mary'nin gülümseyen yüzü onun mutlu olduğunu gösterdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun kirli bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un çirkin bir yüzü var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü bembeyaz olmuştu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü sinirden maviye döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü kızardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü annesininkine benziyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Hemen hemen hepinizin yüzü tanıdık geliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bana güvenmeyen kim varsa yüzü kara çıktığında bana bakmasın.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un yüzü kızardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüzü sinirden kızardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yanan evden dışarı çıktığı zaman itfaiyecinin yüzü korkunçtu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kleopatra'nın burnu daha kısa olsaydı dünyanın bütün yüzü değişmiş olurdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir yüzü asla unutmam.
Ona şarkı söylerken onun yüzü kızardı.
Galiba o kızın göstermediği bir yüzü var.
Mary yatağına uzandı, yüzü yastığına gömülü şekilde ağladı.
Tom'un bir bebek yüzü var.
Tom bir yüzü asla unutmaz.
Tom bir ismi ya da yüzü asla unutmaz.
Onun iğrenç yüzü beni biraz bile korkutmadı.
Tom'un yüzü gözyaşlarıyla ıslaktı.
Yüzü gözyaşlarıyla ıslaktı.
Bütün madalyaların iki yüzü var.
Küçük kız o kadar çok ağladı ki, yüzü gözyaşları ile örtüldü.
Şeytanın herkes için şahsi bir yüzü vardır. Onu fark etmek zordur.
Yüzü mutluluktan aydınlandı.
Gerçeğin yüzü güzeldir ama elbiseleri yırtıktır.
Oyun zarının kaç yüzü vardır?
Bayan Jones'in yüzü bu haberi duyduğunda değişti.
Haberleri dinlerken, yüzü soldu.
Ryoko'nun sevimli küçük bir yüzü var.
Tom'un yüzü kötü bir biçimde çürük.
Sorarken yüzü kızarmadı.
Adamın yüzü değil özü güzel olsun.
Emily'nin güzel bir yüzü var.
Uzaktan bakıldığında, bir insan yüzü gibi görünüyordu.
Tom üzerinde gülen bir yüzü olan sarı bir tişört giydi.
Bu kızın güzel bir yüzü var. Kalbim ona bakmaktan erir.
Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!
Tom'un güzel bir yüzü var.
Yüzü korkudan bembeyaz oldu.
Yuvarlak bir yüzü var.
Onun yüzü bana lise günlerimdeki arkadaşlarımdan birini hatırlatıyor.
Onun yüzü hep anlamsızdır.
Kitaplarınızda sayfa yüzü açın.
Aynı madalyonun iki yüzü
Her öykünün bir de diğer yüzü vardır.
Mary odaya girdiğinde Tom'un yüzü ışıldadı.
Benim altıncı karım güzel bir yüzü var. Onun yeşil gözleri var.
Onun yüzü sevinç yansıtıyor.
Noel babayı gördüğünde çocuğun yüzü parladı.
Yüzü sevinçten parlıyordu.
Yüzü sağlıktan parlıyordu.
Onun anlaması kolay bir yüzü var.
Kadınların yüzü giysilerini çıkardıklarında çoğunlukla daha güzeldir, zira onlar o zaman dış görünüşleri hakkında düşünmekten vazgeçerler.
Şu kızın yüzü inanılmaz çirkin.
Benim çizdiğim resim dalgalı dudakları olan bir yüzü gösteriyor.
O onu gördü ve yüzü kızardı.
Onun yüzü üzüntüsü yüzünden dokunaklıydı.
Tom'un yüzü onun şaşkınlığını gösterdi.