Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yaşanan" içeren Türkçe örnek cümleler

yaşanan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 34'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

İkinci Dünya Savaşında yaşanan tüm olaylar doğru mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada yaşanan acıları bizzat tanıklarından dinledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanki sonsuzlardan beri yaşanan bir gece içindeyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Depremde yaşanan can kayıplarına ilişkin rapor aldılar mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen yıl, meteoroloji kayıtları tutulmaya başlandığından beri yaşanan en sıcak yıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kadına şiddet dünya çapında sıkça yaşanan insan hakları ihlallerindendir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyada yaşanan pek çok olumsuzluk ekonomiyi etkiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Peş peşe yaşanan sakatlıkların ardından Ali kadro kurmakta güçlük çekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşanan karambolde top Ali'nin önünde kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Maçta yaşanan olaylar nedeniyle Yıldızspor'a tribün kapatma cezası verildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Maç sonrası yaşanan olaylar nedeniyle Yıldızspor'a saha kapatma cezası verildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadoluspor yaşanan olaylar nedeniyle sahadan çekildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cesaret, bilinmeyenle yaşanan aşktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aramızda yaşanan her şey bir yalan mıydı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yaşanan sorunlardan haberi olmadığını söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Orada yaşanan bu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşanan her şeyi gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

O gün yaşanan tarihi olayları kimse unutmayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ve bu, yaşanan sorunla ilgili tek örnek değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Oyun, Balkanlarda yaşanan ihtilafi konu aliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Balkanlar yaşanan bu felakete anında yanıt verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Türkiye, Ortadoğu'da yaşanan demokrasi hareketlerinden fayda sağlayabilir mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşanan gelişmeler pek çok kimseyi şaşırtıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Balkanlar'da yaşanan çatışmaların özelliklerini netleştirebilir misiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kuzeyde yaşanan çatışmalarda en az on beş kişi öldü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amerika'da son yaşanan yasaklama ve sansür olayları, bir daha başka ülkeler benzer durumlarda sosyal medyaya benzer kısıtlamalar getirdiğinde parmak sallayıp özgürlük vaazı vermeye kalkarlarsa suratlarına tokat gibi çarpılacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

2. Karabağ Savaşı'nda yaşanan yenilgi ve İsrail'in karşı tarafa verdiği destek onun moralini bozup dinî inancını derinden sarsmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp kutusunda yaşanan patlama panik yarattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

En sık rastlanan yan etki, aşı bölgesinde yaşanan ağrı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı bir borsacı, şu sıralar TL'de yaşanan gibi bir dalgalanmaya otuz küsür yıllık kariyerinde ilk kez şahit olduğunu yazmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Doğru zamanda yaşanan can sıkıntısı bir zeka belirtisidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşanan mağlubiyetler kazanma sanatını öğretir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaşanan skandal onun kariyeri açısından bir engele dönüştü.
Translate from Türkçe to İngilizce