Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yabancı" içeren Türkçe örnek cümleler

yabancı kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Yabancı dil öğrenmek zordur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı bir ülkeye gittin mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben insanım, insana dair hiçbir şey bana yabancı olamaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir yabancı omzuma arkadan dokundu. Beni başka birisiyle karıştırmış olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı öğrenciler bu kulübe girebilirler mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Babasının yabancı bir ülkede öldüğü söyleniyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı mısın? Nerelisiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç yabancı bir ülkede bulundun mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Arttıkça gittikçe daha fazla yabancı görüyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bilim adamı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben, iki yabancı dil öğreniyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana bir yabancı tarafından İngilizce öğretildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı ürünler yerine yerli ürünler almayı için tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı ürünlere haksız tarifeler uygulanmaktadır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ebeveynlerinin isteklerine karşı çıktı ve yabancı ile evlendi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun işi yabancı alıcılarla görüşmek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun yabancı işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili çok sayıda fikirleri vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çok sayıda yabancı insan çalışmak için Japonya'ya gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok yabancı iyi Japonca konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki yabancı arkadaşım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O İngilizceyi yabancı aksanıyla konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir yabancı idi ve bu şekilde tedavi edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir yabancı ile evli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japon olanları bir yana bırak, onun çok sayıda yabancı pulları var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı insanlar eğlenceli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim sol kulağımda yabancı bir cisim var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir yabancı ile konuşmak için cesaretini topladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki yabancı ile tanıştım, biri Kanadalı idi ve diğeri İngiltereli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir pasaport, yabancı bir ülkeye giderken, onsuz gidemeyeceğin bir şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu mağaza her türlü yabancı dil dergilerine sahiptir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz bazı yabancı pullar alabildik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Goethe iddia etti, "yabancı dilleri konuşamayan birisi kendi dilini de bilmez".
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom iki yabancı dil konuşur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yabancı otlardan kurtulmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yabancı ülkelerde seyahat etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, bir yabancı dil öğrenmenin zor olduğunu söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yabancı yatırımcılar, Amerika'daki paralarını geri çektiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün bir yabancı bana telefon etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yabancı dil yeteneğinden faydalanabileceği bir iş arıyor.

Eğer üniversiteye girebilirsem, iki yabancı dil konuşmayı öğrenmeyi umuyorum.

O, bir yabancı dili öğrenmede hızlıdır.

O yabancı bir araba satın alma amacı için çok çalıştı.

O bir yabancı, ve yabancı gibi davranılmalı.

O bir yabancıydı ve bir yabancı gibi davranıldı.

O bir sürü yabancı pullara sahipti.

O yabancı bir araba almak için yeterince zengin.

O bana hiç yabancı değil.

Yuko bir yabancı ile asla konuşmadı.

Yabancı dillerde argo kelimeler öğrenmek eğlencelidir.

Bir yabancı benimle konuştu.

Yabancı bana doğru geldi.

O tam olarak bir yabancı değildi.

O, bana tamamen yabancı.

Bir yabancı beni kolumdan yakaladı.

Sanırım bazı yabancı dil öğretmenlerinin bir yerli konuşucu ile çalışmadan üniversitelerden mezun olmaları bir ayıptır.

O sık sık yabancı ülkelere seyahat eder.

Kapıda duran bir yabancı gördüm.

Yabancı kültürler hakkında öğrenmek eğlencelidir.

Kalabalık otobüste bir yabancı benimle konuştu.

Bir yerli gibi yabancı bir dili konuşmayı gerçekten öğrenebilir miyiz?

O birçok yabancı pula sahipti.

Okul olanaklarımız yabancı öğrenciler için yetersizdir.

Hiç yabancı kitaplarınız var mı?

Ben yabancı yemekten hoşlanmam.

O, bana karşı tamamen yabancı.

Karısı bir yabancı gibi görünüyor.

Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.

Binaya bir yabancı girdi.

Otobüste bir yabancı benimle konuştu.

Köpek yabancı adama hırladı.

O bir yabancı ile konuşmaya başladı.

Yabancı biri yanıma geldi ve yolu sordu.

Firma yabancı yönetim altında.

Tom'un sadece hafif bir yabancı aksanı var.

Burada bir yabancı gibi davranıyor.

Aksanı onun bir yabancı olduğunu göstermektedir.

İngiliz arabalarını yabancı olanlara tercih ederim.

Hobim yabancı pullar toplamaktır.

Üç yabancı dil konuşabilir.

Yabancı dilleri öğrenmek zor olabilir.

Şu şirket bir yabancı tarafından yönetilmektedir.

Yabancı dillere ilgi duyuyor musun?

Hiç yabancı bir ülkeyi ziyaret ettin mi?

Yabancı konuşamayacak kadar çok şaşırmıştı.

Hangi yabancı dili öğreniyorsun?

Yabancı ülkelerde bir sürü arkadaşım var.

Ormanda, iki yabancı ile karşılaştı.

Bir yabancı bana okul yolunu sordu.

Yabancı dilleri öğrenme sıkıcıdır.

Bir yabancı dili konuşmak kolay değil.

Yabancı Japoncayı hiç bilmiyordu.

Evin önünde bir yabancı var.

Bu gece yabancı bir film izleyeceğiz.

Bir yabancı bana istasyonun nerede olduğunu sordu.

Her yıl bir sürü yabancı Japonya'yı ziyaret eder.

Yabancı bir dil öğrenmek zordur.

Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce