yanından kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 30'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Dün evinin yanından geçtim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün gece saat onda evinizin yanından geçtim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kilisenin yanından geçelim.
Translate from Türkçe to İngilizce
O yürüyerek evin yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar dün onun evinin yanından geçtiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fark etmeden dükkânın yanından geçtik.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onu fark etmeden onun yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Trenin evimin yanından geçişini duymaya alışkınım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Okula gidip gelirken Tom'un evinin yanından geçerim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom onu tanımadan Mary'nin yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'nin farkına bile varmadan yürüyüp geçti yanından.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evin yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sadece yanından geçiyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom yürüyerek Mary'nin yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin oturduğu masanın yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir kafatası şeklinde bir asteroid, Cadılar Bayramı'nda Dünya'nın yanından geçip gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Neredeyse her gün Tom'un evinin yanından geçerek yürürdüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her gün evimin yanından geçtiğini görüyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mülteciler ülkenin dört bir yanından içeri girdiler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom işe giderken her gün Mary'nin evinin yanından geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yol benim evimin yanından geçiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom işe giderken Mary'nin evinin yanından geçer.
Translate from Türkçe to İngilizce
RAB, “Dağa çık ve önümde dur, yanından geçeceğim” dedi. RAB'bin önünde çok güçlü bir rüzgar dağları yarıp kayaları parçaladı. Ancak RAB rüzgarın içinde değildi. Rüzgarın ardından bir deprem oldu, RAB depremin içinde de değildi. Depremden sonra bir ateş çıktı, ancak RAB ateşin içinde de değildi. Ateşten sonra ince, yumuşak bir ses duyuldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kutsal kentin, yeni Yeruşalim'in gökten, Tanrı'nın yanından indiğini gördüm. Güveyi için hazırlanmış süslü bir gelin gibiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bunu sakın yanından ayırma.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evimin hemen yanından ana cadde geçiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Karanlıkta mezarlığın yanından geçmekten kaçınmaya çalışıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Senin yanından bir adım ayrılmayacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dünyanın dört bir yanından arkadaşlarım var.
Translate from Türkçe to İngilizce