yanıp kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 45'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nesne, yanıp sönen ışıklar vererek, güneye doğru uçtu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün köy yangın tarafından yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bütün köy yanıp kül oldu
Translate from Türkçe to İngilizce
On ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben bir sigara için yanıp tutuşuyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Otel yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un evi yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İçimde aşk için yanıp tutuşan doyumsuz bir özlem var.
Translate from Türkçe to İngilizce
O büyük yangında düzinelerce ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Konsolda yanıp sönen bazı kırmızı ışıklar var.
Translate from Türkçe to İngilizce
Alarm durdu ve kırmızı bir ışık yanıp sönmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O kırmızı ışık neden yanıp sönüyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu ışık neden yanıp sönüyor?
Translate from Türkçe to İngilizce
Gözlerim yanıp duruyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu civarda tüm evler yangında yanıp kül olmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un evi 2013'te yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Işık yanıp sönüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kamp ateşi yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evin çok çabuk yanıp kül olacağını düşünmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dün çıkan yangında iki yüz ev yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Okulumuz yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin onun için yanıp tutuşmaya devam ettiğini söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yeşil adam yanıp sönerken yolu geçmeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yanıp sönen efektler epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Her şey yanıp kül oluyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
O küçük yanıp sönen ışık nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce
Benim ahır yanıp kül olduktan sonra şimdi ayı görebiliyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Araba yarışta yanıp yok oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Birdenbire ahır yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Fener her 12 saniyede bir yanıp sönüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Leyla'nın evi yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Leyla, arabasının arkasında yanıp sönen mavi ışıkları gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onların evi yangında yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onların arkasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un dikiz aynasında kırmızı ve mavi ışıklar yanıp sönüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evimiz yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami'nin evi yanıp kül oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Avustralya'ya gitmek için yanıp tutuşuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Floresan lamba arızalıydı ve kesik kesik yanıp sönüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce
İlk nesil oyun konsollarında hafızaya alma olayı olmadığı için sonlara doğru yanıp oyuna amele gibi sıfırdan başlamak adama evlat acısı gibi koyuyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce