Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yandan" içeren Türkçe örnek cümleler

yandan kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 24'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bir yandan da ona imreniyorum; tam olarak ne istediğini biliyor ve onu elde etmekten çekinmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnatçıydı ama diğer yandan güvenilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir taraftan o iyi biri, diğer yandan tembel.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen gençsin. Diğer yandan ben çok yaşlıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu bina önden büyük görünüyor ama yandan değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadili İngilizce olan biri olmak iki ucu keskin bir kılıçtır. Bir yandan dünyanın en kullanışlı dilini mükemmel şekilde konuşursun, ama sonra hiç kimse seninle başka bir dilde konuşmak istemez, bu yabancı dilleri öğrenme sürecini daha zor yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir yandan, yer ucuz. Öte yandan, çok sıcak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zeki ama bir yandan da sık sık dikkatsizce hatalar yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burası yaz aylarında çok nemli olur. Öte yandan kışın çok kurak olur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ali'nin çok uzaklardan çektiği sert şut yandan auta gitti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir yandan da İtilâf Devletleri başbakanlarına ve İstanbul'daki temsilcilerine birer muhtıra veriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes. Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan Türkiye oldukça iyi gidiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fakat diğer yandan üretilen sütün kalitesi düşük.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan Washington da sahneye çıktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan süreç henüz sona ermiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan Türkiye de bir karşı hareket başlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan Sönmez'e göre, kurul tarafsız değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan Priştine ise sevincini ifade etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan Kosova'da da hâlâ pek çok akrabam var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öte yandan hükümet sabırlı olunmasını istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

İnsanoğlu uzaya açılma ve Mars'a yerleşme projeleri yapıyor ama öte yandan daha bir kelliğe bile çare bulabilmiş değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fars kralı Dario, İskender'i yenme arzusuyla dört bir yandan asker toplamıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce