Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yetişmek" içeren Türkçe örnek cümleler

yetişmek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 77'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Trene zamanında yetişmek için acele etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer trene yetişmek istiyorsan derhal hareket etmelisin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece trene yetişmek için istasyona aceleyle gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a yetişmek için koşmak zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom üst rafa yetişmek için çok kısaydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene vaktinde yetişmek için erken kalktı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'ye yetişmek için deli gibi koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sally iki haftadır okulda yok, bu yüzden sınıfa yetişmek için çok sıkı çalışmak zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce

11:45 trenine yetişmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz otobüse yetişmek için acele ettik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene yetişmek için yeterli zamanımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, diğer üyelere yetişmek için çok hızlı koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ona yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son trene yetişmek için hızlı koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Otobüse yetişmek için acelesi var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkek kardeşine yetişmek için koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona yetişmek için koşabildiğim kadar hızlı koştum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene yetişmek için hepsi acele ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk trene yetişmek için erken ayrıldılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene yetişmek için bol miktarda zamanın var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom otobüse yetişmek için yeterince hızlı koşmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diğerlerine yetişmek için çok çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona yetişmek için çok çalışmalıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlara yetişmek için yeterince hızlı koşamadım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir haftadan beridir hastaydım, yetişmek için elimden geleni yapıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk trene yetişmek için erken kalktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene yetişmek için koşuyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk trene yetişmek için erken gidiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu sabah ilk trene yetişmek için saat 4'de uyandım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hastalık nedeniyle çalışmalarımda çok geri kaldım, yetişmek için çok çalışmam gerekiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, ilk trene yetişmek için erkenden hareket etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Toplantıya zamanında yetişmek için acele edelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Toplantıya yetişmek istiyorsanız, hemen çıksanız iyi edersiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene yetişmek istiyorsan koşmak zorundasın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trene yetişmek için acele edin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom otobüse yetişmek için koşuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

John son trene yetişmek için istasyona koştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk trene yetişmek için her zamankinden daha erken kalktım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom trene yetişmek için acele ediyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary'ye yetişmek zorundayız.

Tom ilk trene yetişmek için erken kalktı.

Bu sabah ilk trene yetişmek için istasyona zamanında gidebildin mi?

Tom son trene yetişmek için deli gibi koştu.

Saat altıda New York'a giden trene yetişmek istiyorum.

Buraya zamanında gelmek için bu sabah ilk trene yetişmek zorundaydım.

Tom trene yetişmek için acele etti.

Tom son trene yetişmek için koştu.

Tom çok çalışmak ve sınıfındaki diğer öğrencilere yetişmek zorunda.

O diğerlerine yetişmek için elinden geldiği kadar hızlı koştu.

Tom Mary'ye yetişmek için koştu.

Tom yetişmeyi planladığı trene yetişmek için istasyona zamanında gitmedi.

Tom Mary'ye yetişmek için acele etti.

Bitkilerin yetişmek için güneş ışığına ihtiyacı var.

O, trene yetişmek için yeterince şanslıydı.

O sınıfın geri kalanına yetişmek için çok çalıştı.

Otobüse yetişmek onların üç saatini aldı.

Tom Mary'ye yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.

Diğer öğrencilere yetişmek için çalışmak zorundaydım.

Diğer öğrencilere yetişmek için çok çalışmak zorundayım.

İlk trene yetişmek için erken çıktım.

Onlara yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.

O ona yetişmek için yürüyebildiği kadar hızlı yürüdü.

John, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmalıdır.

Tom otobüse yetişmek için acele etti.

Tom sınıfın geri kalanına yetişmek için elinden geleni yaptı.

Tom Mary'ye yetişmek için elinden geleni yaptı.

Tom yetişmek için elinden geleni yaptı.

Onlara yetişmek zorundayız.

Bir kez bir dersi atladığınızda, sınıf arkadaşlarınıza yetişmek zor.

O, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmak zorunda kaldı.

Yetişmek için gaza kökledi.

Otobüse yetişmek için koşarken telefonunu düşürmüş.

Trene yetişmek için istasyona doğru gidiyorum.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce