Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yiyen" içeren Türkçe örnek cümleler

yiyen kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 54'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bu pastanın neredeyse hepsini yiyen çocuk çok şişman olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Senin öğle yemeğini yiyen o şişman çocuğu sevmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom oğluna çocukları yiyen bir canavar hakkındaki hikayeyi anlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün çöp tenekesinden yemek yiyen bir adam gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha önce gelen ve birlikte ana yemek salonunda önceden yemek yiyen birkaç diğer misafirin seslerini duyabiliyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün sebze ve meyve yiyen insanların kalp krizi geçirme olasılıklarının daha düşük olduğunu duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç insan yiyen bir kaplan gördünüz mü? Hayır, ama ben tavuk yiyen insan gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Eliyle suşi yiyen insanlar da var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece sezon sebzeleri yiyen çok zengin bir kız tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiğ balık yiyen köpekler var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hastanede her şeyi yiyen kaç çocuk hasta var?
Translate from Türkçe to İngilizce

Kedimi yiyen Tom hakkındaki hikaye doğru değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yapayalnız yemek yiyen şu güzel kadın kim?
Translate from Türkçe to İngilizce

Fare yiyen bir yılan gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yerliler bu nehre adam yiyen nehir diyorlar ve ondan korkuyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir yavaş yiyen.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun yaraları et yiyen kurtçuklarla istila edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaptığım pastayı yiyen sen değildin, kız kardeşindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dayak yiyen kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar birlikte yemek yiyen bir aile birlikte kalır diyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bitişik komşunun misafiri çok hurma yiyen bir misafirdir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yerliler bu nehre "insan yiyen" derler ve ondan korkarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kütüphanenin önündeki ağaçların altında öğle yemeklerini yiyen bazı adamlar vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'la yemek yiyen kimi gördün?
Translate from Türkçe to İngilizce

Eğer ormana giderseniz, çocukları yiyen canavarlara dikkat edin!
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım benim jambonlu sandvicimi yiyen Tom olabilirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O et yiyen bir çocuktur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yaya yolundaki hızlı bir koşu sırasında currywurst yiyen bir adamla çarpıştım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ateş Yiyen (bu gerçekten onun adıydı) çok çirkindi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen bir yerel meyve ve sebze yiyen misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence stresten aşırı yiyen çok insan vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bir yavaş yiyen kimseyim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Son tatlı çöreği yiyen sen miydin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sandviçimi yiyen Tom muydu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim sandviçimi yiyen kişi siz miydiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Dayak yiyen kişi Tom değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bütün dondurmaları yiyen kişi Tom ve ben değildik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sandvicini yiyen ben değildim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, bütün kurabiyeleri yiyen kişi olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir hızlı yiyen, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Üst üste hatalı goller yiyen Ali taraftarlarca istenmeyen adam ilan edildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar.

Tek yemek yiyen Tom'du.

Gâvurun ekmeğini yiyen gâvurun kılıcını çalar.

Dondurmanın hepsini yiyen benim.

Sandviçimi yiyen sen miydin?

Dayak yiyen bendim.

Oğluna çocukları yiyen bir canavarla ilgili hikayeyi anlattı.

Bir ekonomik fırsat sıradan halkın diline düştüğünde doyum noktası gelmiş ve patlaması yaklaşmış demektir. Kaymağını yiyen çoktan yemiştir.

Yiyen dikilir, yemeyen yıkılır.

Kamu malı yiyen tamu malı olsun.

Yemek yiyen bir köpekten yemek almaya çalışmam.

İslamcılar neden domuz eti yiyen birini görünce delirir?

Tüm dondurmayı yiyen Tom'du.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce