Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yok" içeren Türkçe örnek cümleler

yok kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Hiç şüphe yok ki İngilizce dünyada en çok konuşulan dildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir kılıcım yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun 100 dolardan az parası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim çok iyi bir sözlüğüm yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamanım yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun iyi bir piyanist olduğunu söylemeye gerek bile yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onların başka şarapları yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Müzede yaşayan bir hayvan yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona söyleyecek hiçbir şeyim yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bugün rüzgar yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kitap okumak için zamanım yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden bugün istasyonda taksi yok?
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun on beş dolardan fazla parası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Acele etmeyin. Acele yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary'nin konuşacak hiç kimsesi yok fakat o kendini yalnız hissetmiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun istifa etmesi için bir neden yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun istifa etmesi için bir sebep yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun yok!
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu mallar için gümrük vergisi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun politikaya ilgisi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun siyasete ilgisi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hazır yemek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bizde şeker yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim hiç param yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tuz yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Penisiline alerjim yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

On taneden fazla kitabım yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sözlüğü alacak kadar param yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cüzdanımda daha fazla para yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bende bin yenden fazlası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çayımız yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ondan daha küçük herhangi bir şeyin yok mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne var ne yok!
Translate from Türkçe to İngilizce

Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Diller listesinde neden Malta dili yok?
Translate from Türkçe to İngilizce

Acele et! Çok zamanımız yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Öyle şeyler konusunda bilgim yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım onu ikna etmeye çalışmanın bir faydası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Emek yoksa yemek de yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zahmet yoksa kazanç da yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Haç yoksa taht da yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dünyada bize iyi ders vermesinden başka hiçbir şey yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gitmiyorum, çünkü diğer nedenlerin yanı sıra param yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Salgından gereksiz yere endişelenmeye gerek yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni bir araba için parası yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şeye üzülmeye niyeti yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gökyüzünde tek bir bulut yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu kitabı okurdum ama zamanım yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cevap verip vermemenin önemi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fizik hakkında çok bilgim yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okumak için zamanım bile yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Söylediğinin anlamı yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sorun için cevap yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kedi yok.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ondan henüz haberim yok.

Ölümün neye benzediği hakkında bir fikrim yok.

Henüz gitmene gerek yok.

Daha sonra ne olacağını anlatmak yok.

Bu dava ile ilgili gerçekten bilgim yok.

Sende hata yok.

Gölde kesinlikle yüzebilirsin fakat öyle yapmanın anlamı yok.

Güveni tamamen yok oldu.

Onun yardımını istemenin faydası yok.

Bira dahi içmez, viskiyi söylememe gerek bile yok.

Motorda sorun yok, fakat arabam hareket etmiyor.

Pul koleksiyonum yok ama onu davet etmek için bahane olarak kullanabileceğim Japon kartpostal koleksiyonum var.

O konuda gerçekten fazla bilgim yok.

Listede benim dilim yok!

Saklayacak bir şeyim yok.

Onun hiç kardeşi yok.

Bu kutu boş. İçinde hiçbir şey yok.

Benim bu konuda söyleyecek bir şeyim yok.

Bugün başladı ve çok mutluyum, çünkü Eylül'e kadar hiçbir okul günü yok.

Damak tadın yok.

Onların bir ideali sabahları kalkmak için bir sebepleri yok.

Onu ikna etmeye çalışmanın bir anlamı yok.

Batı Cephesinde yeni bir şey yok.

Hala, yeni bir öneriyi kabul etme isteğim yok.

Hala fazla iş tecrübesi yok.

Nerede yaşadığına dair hiçbir fikrim yok.

Ekvatora yakın dar bir bölgede bulunan tropikal yağmur ormanları o kadar hızlı yok oluyor ki 2000 yılına kadar % 80'i yok olabilir.

Onun görev için uygunluğundan hiç kimsenin kuşkusu yok.

Onun bir bisikleti yok.

Amerika'ya gitmek için zamanım yok.

Benim kitap okumak için zamanım yok.

Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.

Evde hiç kahve yok.

Mezun olmak için yeterli kredim yok.

Onun hiç çocuğu yok.

Onlar, ikiz olmalarına rağmen, çok sayıda ortak ilgileri yok.

Şu anda vaktim yok.

O grup insanlar neredeyse yok oldular.

Mary'nin onu ne kadar çok sevdiği hakkında Tom'un herhangi bir fikri yok.

Onların sorunlarıyla ilgili yapacak bir şeyim yok.

Tom'un açık artırmada ortaya çıkacağından hiç şüphem yok.

Altıda kalkmamın sakıncası yok.

O olayı hatırlaman için çok yaşlı olmana gerek yok.

Tom her zaman parası yok gibi görünüyor.

Gölette neredeyse hiç su yok.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce