yoksun kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 62'den fazla özenle seçilmiş örnek.
Kaza onu kocasından yoksun bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, oğlundan yoksun bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un diyeti proteinden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom Mary'nin sağduyudan yoksun olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Savaş onları mutluluktan yoksun bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom onu bir adalet duygusundan yoksun olarak yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yangın bizi varlığımızdan yoksun bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom motivasyondan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom deneyimden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Nancy samimiyetten yoksun görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sağ duyudan yoksun olmalı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sorun onun deneyimden yoksun olması.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom empatiden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom disiplinden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Evli bir yazar bekar kalmayı tavsiye ettiği zaman kitabın zayıf noktası güvenirlikten yoksun olmasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom güvenden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
O sağduyudan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ahlaki değerlerden yoksun değilim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ahlaki değerlerden yoksun musunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu duygudan yoksun kıyımlar cezasız kalmayacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom kararlılıktan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir sosyopatın alametifarikası, empatiden yoksun olmasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom deneyimden yoksun, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Üç saatten daha fazla bir süredir yoksun. Neredeydin?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sağduyudan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
O hâlâ dilin güzelliği için evrimleşmiş algıdan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom duygusal zekadan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu iddialar bir bilimsel dayanaktan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom hayal gücünden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom sebattan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuklar bazen sabırdan yoksun olur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom'un beyni uzun süre oksijenden yoksun kaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tatoeba tasarımcılardan yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yoksun olduğun şey dayanma gücü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yüksek bina onların evini güneş ışığından yoksun bıraktı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz ulaşımdan yoksun bırakıldık.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kan şekeri bozukluğu düşük seviyede olan kişiler onların duygularını bastırmak için güçten yoksun olmaları nedeniyle kolayca korkarlar ve öfkelenirler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Rehineler yiyecekten yoksun oldukları için açlıktan öldüler.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu adam onun eğitimden yoksun olduğunu görmen için sadece ağzını açmak zorunda.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu, incelikten yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dinlemezsen seni mirastan yoksun ederim!
Translate from Türkçe to İngilizce
Bay Smith karısından yoksun bırakıldı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar neredeyse bir aydır malzemeden yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu adam cesaretten yoksun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu kanun bizi temel haklarımızdan yoksun bırakacaktır.
Hapishane, temel özelliklerden yoksun.
Politik bir kariyeri çok isteyemezsin! Baban seni mirastan yoksun bırakacak.
Anadoluspor Yıldızspor deplasmanına üç yıldızından yoksun gitti.
Tom sosyal yeteneklerden yoksun.
Anadoluspor maça dört as oyuncusundan yoksun çıkacak.
Ateşkes anlaşması yapılır yapılmaz birliklerin savaşçı erleri terhis edilmiş, silah ve cephanesi elinden alınmış; bu birlikler, savaş gücünden yoksun birtakım kadrolar durumuna getirilmişti.
Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavrama yeteneğinden yoksun.
Ne denli zengin ve gönenmiş olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan öteye gidemez.
Tom cesaretten yoksun.
Yoksun epeydir.
İnsani duygulardan yoksun.
Ülke neredeyse üç yıldır liderden yoksun.
Taliban, Çin gibi komşu ülkelerden destek ve yatırım almadan ülkeyi yönetip geliştirebilecek teknik bilgi ve becerilerden yoksun.
Neden yoksun?
Sen benim yoksun olduğum hayatsın.