Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"yolculuk" içeren Türkçe örnek cümleler

yolculuk kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bu gemi okyanuslarda yolculuk yapmak için uygun değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

O filmi izlemek Hindistan'a yolculuk yapmak gibi bir şeydir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu yaz Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amerika'ya bir yolculuk söz konusu değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yolculuk için hazırlanmakla meşgul.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir yolculuk düşünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yolculuk sırasında kaybettiği yüzüğü buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman birisinin frag-kuyruğunda yolculuk yapmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk için derhal hazırlan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk henüz başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Umarım iyi bir yolculuk geçirirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bana karşı çok naziktin, ve ben gerçekten hoş bir yolculuk yaptım. Çok teşekkür ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne keyifli bir yolculuk yaptık!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Boston'a bir yolculuk için planlar yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun yolculuk için bol miktarda parası vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O yanında bir çalar saati almadan asla yolculuk yapmaz.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, uzun bir yolculuk yapmak için yeterli enerjiye sahip mi?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk ne kadardır?
Translate from Türkçe to İngilizce

Batıya yolculuk zordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Paris'e bir yolculuk yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk için hazır mısınız?
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yolculuk için para biriktirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, yolculuk sırasında hastalandı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk için hazırlan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk 14 ay sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Herkes yolculuk için hazır mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Geçen yıl uzun bir yolculuk yaptım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk için hazırlıklarını tamamladın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk boyunca iyi vakit geçirdim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, dünyanın etrafında bir yolculuk yaptı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nasılsın? İyi bir yolculuk yaptın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun yolculuk bizim için çok zahmetli geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

New York'a bir yolculuk planlıyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir yolculuk için hazırlıklar yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yurt dışında bir yolculuk için para biriktiriyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

En fazla, yolculuk 1,000 dolara mal olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

On iki saatlik yolculuk beni çok yordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk için hazırlık yapıyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

100 dolar yolculuk için tüm giderlerini karşılayacaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Aya yolculuk artık bir hayal değil.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamanda yolculuk mümkündür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayat iki kez yolculuk yapılmayan tek bir yoldur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim yolculuk var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yalnız yolculuk ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tren o kadar kalabalıktı ki yolculuk boyunca ayakta durmak zorunda kaldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yolculuk yaklaşık 5 saat sürüyor.

Yolculuk yaklaşık beş saat sürecek.

Biz arabayla yolculuk edeceğiz.

Tek bir bavulla yolculuk etmeye çalışacağım.

Böyle yüksek bir hızda yolculuk etmek olanaklı mı?

Yolculuk edersen köpeğini bana bırakamazsın.

Gemiyle yolculuk etmek çok eğlenceli, değil mi?

Paris'e ne zaman yolculuk edeceksiniz?

Bir denizaltı, su yüzünde ve su altında yolculuk edebilir.

Yolculuk kısaydı.

Hiç uçakla yolculuk ettin mi?

Tom yalnız başına yolculuk etmek istemiyor.

Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.

Yolculuk en az beş gün sürecek.

İnsanın Mars'a yolculuk edeceği günler yakında gelecek.

Uçakla yolculuk edemem.

Yolculuk uzundur. Yolculuk zordur.

Bu harika yolculuk için çok teşekkür ederim.

Üç gündür yolculuk yapmaktayız.

Genellikle yalnız mı yolculuk edersin?

Bazı insanlar yalnız yolculuk etmeyi sever.

Yolculuk kaç saat sürdü?

Bugün yolculuk yapacak durumda değilim.

Sana hoş bir yolculuk diliyorum.

Ona iyi bir yolculuk diledim.

Bir gün Mars'a yolculuk yapabileceğiz.

Diğer yolcularla tanışmak amacıyla yolculuk yapıyor.

Amerika'ya yolculuk birçok hafta sürerdi.

Her yolculuk tek bir adımla başlar.

En uzun yolculuk bile bir tek adımla başlar.

Bin millik bir yolculuk bir tek adımla başlar.

Bin millik yolculuk bir tek adımla başlar.

Yağmura rağmen bu yolculuk beni çok memnun etti, genel olarak.

Tom şehirde otopark ücreti tasarrufu yapmak için arkadaşlarıyla birlikte yolculuk yapar.

O, dünyada bir yolculuk yapma niyetiyle parasını tasarruf ediyor.

Onlarla yolculuk ediyorum.

Onunla yolculuk ediyorum.

Yolculuk boyunca John ve ben arabayı sırayla sürdük.

Bu yıl nereye yolculuk ediyorsunuz?

Binlerce millik bir yolculuk bir adımla başlar.

Tom genellikle arka koltukta yolculuk etmeyi tercih eder.

Bu uzun bir yolculuk olacak.

Yolculuk en az bir hafta sürecek.

Tek başına yolculuk etmekten hoşlanır mısın?

Valentina Tereshkova asla uzaya ikinci bir yolculuk yapmadı . O Komünist Partisinin önemli bir üyesi ve Sovyet hükümetinin bir temsilcisi oldu.

"Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yer olan güneye uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız bir mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."

Tom'un Mary ile yolculuk etmesini istiyorum.

Onlar başkente yolculuk yaptı.

Bir yolculuk yapmak için ne param ne de zamanım var.

Seninle yolculuk etmek istiyorum.

O, yolculuk için hazırlanıyor.

Bir yolculuk aileniz için bazı güzel anıları oluşturabilir.

Birçok göçmen, Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Batı Avrupa'ya yolculuk ediyor.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce