Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"zaman" içeren Türkçe örnek cümleler

zaman kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Bazıları yalnızca zaman geçsin diye kitap okurlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mademki boş vaktimiz var, o zaman sinemaya gidelim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zaman birimleri nelerdir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman size yazılmış ve anlamadığınız bir şeyiniz varsa, ne yapabileceksiniz, ya beklenmedik sonuçlar alırsanız?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir zaman makinen olduğunu hayal et.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman geri döneceksin?
Translate from Türkçe to İngilizce

O ne zaman doğdu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman şarkı söylüyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sonraki tren ne zaman ayrılacak?
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman saat altıda kalkarım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi senin kalkman gereken zaman.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman doğdun?
Translate from Türkçe to İngilizce

O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görüşmeyeli uzun zaman oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman işe gidersin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çiçekler koparıldıkları zaman kısa süre içinde solarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman dürüst olmak kolay değildir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bill her zaman dürüsttür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tenis oynamak için zaman ayıramam.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence Twitter bir zaman kaybıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Anne her zaman sabahları erken kalkar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tren ne zaman Kyoto'ya varacak?
Translate from Türkçe to İngilizce

Alain'i annesi bile her zaman korudu fakat şımarık küçük çocuk, kitapta derin bir nefret uyandıran ve kendini beğenmiş bir kişiye dönüşür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman boşsun?
Translate from Türkçe to İngilizce

Alain çocukluğuna bağlıdır, her zaman doğum yerinde kalmak istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu genç ve yaşlı, zengin ve fakir, Demokrat ve Cumhuriyetçi, siyahi, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, düz, engelli ve engelsizler tarafından konuşulan cevaptır. Sadece bir bireyler koleksiyonu veya bir kırmızı ve mavi eyaletler koleksiyonu asla olmadığımızı belirten, dünyaya mesaj gönderenler Amerikalılardır. Biz, ve her zaman Amerika Birleşik Devletleri olacağız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman burada yüzebilirim?
Translate from Türkçe to İngilizce

Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.
Translate from Türkçe to İngilizce

Uzun zaman önce burada bir köprü vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O her zaman siyah gözlük takar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman kapatıyorsunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman açıyorsunuz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman geç kalıyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Trenin ne zaman kalkacağını lütfen bana söyleyebilir misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Genellikle ne zaman yatarsın?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman evlendin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman evlendiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Sandığımdan daha az zaman var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Merkezin hedefi, diğer ülkelerden gelen gençleri belli bir zaman aralığında eğitmek olmalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O her zaman para istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mağaza ne zaman açılıyor?
Translate from Türkçe to İngilizce

İlk tren ne zaman ayrılacak?
Translate from Türkçe to İngilizce

Her zaman babana uy.

Ne zaman yatmaya alışkınsın?

Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.

Dün gece ne zaman yattın?

Seni her zaman seveceğim.

Çocukken her zaman televizyon izliyordu.

Annenle Şangayca konuştuğun zaman sadece birkaç kelime anlayabiliyorum, bu yüzden sohbete katılamayacağım.

Onun çizdiği şey son derece detaylandırılmış ve belirgin, her zaman küçük detaylara ayrılamaz.

Hata ne zaman meydana geldi?

Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?

Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.

Her zaman ölmeden önce bir Esperanto kongresi görmek istedim.

Doğum günün ne zaman?

Kuzey Amerika'da işler, "Her zaman müşteri haklıdır." prensibi ile yapılır.

Bu yoldan her zaman çok sayıda araba geçmektedir.

Onlar her zaman anne ve babalarına itaat etmiyorlar.

Hafta içi her zaman meşguldür.

Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.

Ne zaman en mutlusun?

İnsanlar coşkuluyken o her zaman uzak durur.

O her zaman gerçeği söyler.

Japonlar saygı belirtisi olarak her zaman eğilmezler.

Oksijen olmasaydı bütün hayvanlar uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu.

Buraya ne zaman geldiği kesin değil.

Her zaman uykulu hissederim.

O her zaman mutlu değildir.

O her zaman neşeli ve güler yüzlüdür.

O zaman onu görmediğine inanmıyorum.

Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!

Rastgele cümlelerde neden insanlar her zaman "Tom" olarak çağrılıyor?

O her zaman temiz giyinir.

Her zaman her şeyi düşünmemi bekleyemezsin.

Çoğu zaman televizyon izler.

Daha uzun kalmak zaman kaybıdır.

Biz her zaman servis kalitesini iyileştirmeyi amaçlıyoruz.

Her zaman gerçeği söylemelisin.

Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.

O her zaman parasızdır.

Onun için üzüldüğün zaman gelecektir.

Bagaj kontrolüne ne zaman başlarsınız?

Zaman zaman daha akademik biriyle detaylı bir konuşma yapmak istiyorum.

Ne kadar zaman geçtiğini söyleyemem.

Tony ne zaman ders çalışıyor?

Ne zaman döneceksin?

İnsanoğlu genellikle iyi olmak ister fakat her zaman çok iyi ve sakin değil.

Kart oynayarak zaman öldürdük.

Büyüdüğüm zaman bir pilot olmak istiyorum.

Çocuklar eve gelmediği zaman huzursuz hissetti.

Roma'da hoş bir zaman geçiriyoruz.

Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.

Bir güzellik salonunda hoş ve mutlu bir zaman geçirmeye ne dersin?

Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.

O yalnızken kendini her zaman müzikle rahatlattı.

Şimdilik her zaman bana bakıyordu.

O şarkıyı duyduğum her zaman,lise günlerimi düşünürüm.

Yaptıkları her zaman söyledikleriyle bağdaşmıyor.

O her zaman aptal sorular soruyor.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce