Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"zamana" içeren Türkçe örnek cümleler

zamana kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Daha fazla zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın gece yağmur bekleniyor,öyleyse o zamana kadar şemsiyelerimizi bırakalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu zamana kadar gelmeliydiler.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ayak uydurabileyim diye her gün gazete okurum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ayak uydurmak için gazeteler okurum.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, 1000 sayfanın üstünde büyük bir kitap olmasına rağmen, onun tamamını gelecek hafta bu zamana kadar okumuş olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un onu düşünmek için zamana ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın bu zamana kadar Londra'da olacağım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu zamana kadar geri dönmeliydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha çok zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamana kadar ne işle meşguldü?
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamanınızı akıllıca harcayın ve her zaman yeterli zamana sahip olursunuz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kekin yanması benim hatamdır. Telefonda konuşuyordum ve zamana dikkat etmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ayak uydur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ayak uydurmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ancak, o zamana kadar, çok geçti.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamana kadar hiç panda görmemiştim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi seninle konuşmak için biraz zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Vergi beyannamesinin ne zamana kadar vergi dairesinde olması lazım?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un şeyler üzerinde düşünmek için biraz zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamana kadar babam hiç yurt dışında bulunmadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın bu zamana kadar Paris'te olmalıyız.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zamana kadar, Tom Mary'nin kot pantolon giydiğini hiç görmedi
Translate from Türkçe to İngilizce

Banka ne zamana kadar açık?
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz daha zamana ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Düşünmek için biraz zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Saatlerimizi aynı zamana ayarlayalım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım biraz daha zamana ihtiyacımız olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım biraz daha zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hâlâ zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un tek başına biraz zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ihtiyacım var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Zamana ihtiyacımız var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un zamana ihtiyacı var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece bu zamana kadar beklemene kızıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tek başına zamana ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Biraz daha fazla zamana ihtiyacım vardı.

Hazırlanmak için zamana ihtiyacım var.

Çok zamana ihtiyacım var.

Biraz daha zamana ihtiyacım var.

Hazırlanmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.

Tom'la biraz zamana ihtiyacım var.

Ne kadar zamana ihtiyacın var?

Ne kadar zamana ihtiyacınız var?

Kendim için biraz zamana ihtiyacım var.

Ne kadar zamana ihtiyacın olacak?

Tom ihtiyacı olan bütün zamana sahip olacağını düşünüyordu.

Sadece biraz daha fazla zamana ihtiyacım var.

Yarın bu zamana kadar Boston'da olacağım.

Yarın bu zamana kadar onu bitirtin lütfen.

Yakın zamana kadar o odada ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.

Her ikimizinde daha fazla zamana ihtiyacı var.

Ne zamana kadar orada saklanacaksın?

Sakinleşmek için zamana ihtiyacı var.

Pasaportun ne zamana kadar geçerli?

O zamana kadar, infazı erteliyoruz.

Dükkân ne zamana kadar açık?

Bundan daha fazla zamana ihtiyacım var.

Bu fabrikayı kurmak, uzun bir zamana ve bir sürü paraya mal oldu.

Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.

Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacım var.

O zamana kadar dışarıda bekler misin?

Bu zamana kadar sadece Mary'yi sevdiğimi ona söylemelisin.

O zamana kadar ne yapmalıyım?

O zamana kadar ne yaparım?

O zamana kadar ne yapacaksın?

Daha fazla zamana ihtiyacın olacağını düşünüyor musun?

Tom bu zamana kadar varmalıydı.

O zamana kadar karanlıktı.

Bu konuda kararımı en geç ne zamana kadar vermem gerekiyor?

Zamana karşı yarışıyoruz burada.

Onun hakkında düşünmek için biraz zamana ihtiyacım olacak.

O zamana kadar her şey olabilir.

Hayatına tekrar başlayacak olsan, hayatında hangi zamana geri gitmek istersin?

Tom o zamana kadar geri dönebilir.

Sadece o zamana kadar beklemek zorunda kalacağız.

Gıda malzemeleri o zamana kadar dayanmaz.

O zamana kadar durumun tehlikesini fark etmedim.

Biraz daha zamana ihtiyacımız olacak.

Tom biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söyledi.

Bu programın ne zamana kadar devam edeceğini merak ediyorum.

Umarım bu iyi hava o zamana kadar devam edecek.

Tom'un Mary'nin artık onun üvey kız kardeşi olacağı fikrine alışması için sadece biraz zamana ihtiyacı var.

Zamana ayak uydurmak için gazeteler okumalısın.

Tom'un dinlenmek için zamana ihtiyacı var.

Ne zamana kadar kalıyorsun?

Ne zamana kadar Japonya'da kalacaksın?

Ne zamana kadar eczanen açık kalır?

Ne zamana kadar burada yaşamayı planlıyorsun?

Ne zamana kadar Güney Kore'de olacaksın?

Listeyi hazırlamak için zamana ihtiyacımız var.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce