Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"zevk" içeren Türkçe örnek cümleler

zevk kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Sporu rekabet için değil zevk için yapıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Para harca ve hayattan zevk al!
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanat öğrenimi yapmak iyi bir zevk gerektirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Korku filmlerine gitmekten zevk alır.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tehlikeler bir maceraya zevk verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz kitaplardan çok zevk elde ederiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birkaç şey bize müzik kadar çok zevk verir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatım boyunca, tüm dünyada seyahat etmekten ve birçok farklı uluslarda çalışmaktan büyük zevk aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, ormanda uzun yürüyüşlerden zevk alır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sevmekte sevilmekten daha fazla zevk vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şarkı söylemek dürüst ve zevk veren bir eğlence, ama insan müstehcen şarkılar söylememeye veya dinlememeye dikkat etmeli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayatta büyük zevk insanların yapamayacağını söylediği şeyi yapmaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bazı insanlar para için , diğerleri zevk için kitap yazarlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary yağmurda yürümekten zevk almadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiçbir şey ona oğlunun büyüdüğünü görmekten daha büyük bir zevk vermedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

O zevk bize ait.
Translate from Türkçe to İngilizce

Burada olmak büyük bir zevk.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, arkadaşları ile konuşmaktan zevk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece zevk için okula gelmeyin.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, o ziyaretlerden zevk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ziyaretinizden zevk aldınız mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Seninle konuşmaktan zevk aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz futbol oynamaktan zevk aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, beyzbol oynamaktan zevk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün tv izlemekten zevk aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, konserden zevk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Erkek kardeşim üniversitede zevk alıyor gibi görünüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bunu yapmak için ne kadar çok zaman harcarsam, zevk aldığım şeyleri o kadar az zamanda yapmak zorunda kalırım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hayattan zevk alıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Konserden zevk aldın mı?
Translate from Türkçe to İngilizce

Birçok insanın zevk aldığı kış sporlarından bir tanesi kayaktır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yalnız hasta dikiş dikmekten zevk alıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Avrupa'daki seyahatlerimizden zevk aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nehirde yüzmekten zevk aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlarla konuşmaktan zevk almaya başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha sonra hayattan yeniden zevk almaya başladı ve gitgide iyileşti.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary ile olmaktan zevk alırdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz partiden zevk aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çocuk bir resim çizmekten zevk aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sizi misafirimiz olarak ağırlamaktan zevk aldık.
Translate from Türkçe to İngilizce

İki saat boyunca TV izlemekten zevk aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yeni otobanda araba sürmekten zevk aldım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız arkadaşımla konuşmaktan zevk aldım.

Sirk gösterisini izlemekten zevk aldım.

İşinde büyük zevk alır.

Partinin her dakikasından zevk aldık.

Gülümsemeler her zaman zevk göstermez.

Partide onunla konuşmaktan zevk aldım.

İş için mi yoksa zevk için mi buradasın?

İskoçya'daki tatillerinden zevk aldılar mı?

Tom korku filmleri izlemekten zevk alıyor gibi görünüyor.

Tom zevk için tartışan insan türüdür.

O zevk bana ait.

Tercih zevk meselesidir.

Müstehcen fıkraları sevmem fakat onları anlattığında ondan çok zevk alırım.

Evet Bostonluyum ve hayattan zevk alıyorum.

Alabiliyorken hayattan zevk alın.

Burada çalışmaktan zevk alıyorum.

Tom ondan zevk aldı.

Okumak bana büyük bir zevk verir.

Müzik bize çok zevk verir.

Bizler dijital bir çağda yaşıyoruz ve istediğimiz her bilginin de bize bir yerlerde, yazılı olarak bir kitap, kütüphane ya da bir veritabanı aracılığıyla erişilebilir olduğunu düşünmükten zevk alıyoruz. Ne var ki bu gerçek olmaktan uzak bir durum; dillerin büyük bir kısmı hiçbir zaman ne yazıldı ne de kayıt altına alındı.

Okumaktan zevk alıp almayacağını belirleyen okuyucunun kendisidir.

Eylül ayının 26'sı Avrupa Diller Günü'dür. Avrupa Konseyi, Avrupa'nın çokdilli mirasına dikkat çekip, çokdilliliğin toplum içinde gelişimini teşvik ederek vatandaşları farklı dilleri öğrenmesi için yüreklendirmek istiyor. Tatoeba, kullanımı kolay bir öğrenme aracı olarak etkin bir katılımla bu dilleri öğrenme ve bundan zevk alma olanağı sağlıyor.

Tom Mary ile Boston'da geçirdiği zamandan zevk aldı.

Partinden ne kadar zevk aldığımı sana söyleme şansım yoktu.

Tom tüm bundan zevk alıyor gibi görünüyor.

Tom ve Mary genellikle aynı şeylerden zevk almazlar.

Tom ve Mary birlikte şarkılar söylemekten zevk aldılar.

Tom ve ben birbirimizle konuşmaktan zevk alırız.

Tom'un televizyonda beyzbol izlemekten zevk almadığından oldukça eminim.

Ebeveynleri etraftayken çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.

Fransızca öğretmekten zevk almıyorum.

Genç çocuklara yüzme öğretmekten zevk almıyorum.

Umarım Boston'da kalmaktan zevk almışsındır.

Zevk bütünüyle benim.

Plaja gitmekten zevk aldığını duydum.

Seninle yemek bir zevk.

Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.

Kimseyi üzmek istemem ve anı yaşayıp zevk almak istiyorum.

"Yardımın için teşekkürler." "O zevk bana ait."

Okumak bana büyük zevk veriyor.

Ben bu dünyaya zevk-ü sefa sürmek için geldim, keyfimin kahyası mısın, yıkıl karşımdan, beni aptal sorunlarınla meşgul etme, defol.

Zevk için ağaç kesmiş.

Bir süredir İngilizce konuşmadım, ama sizin kadar güzel biriyle sohbet etmekten büyük zevk alırım.

Onun başarısından ben de zevk duyarım.

Boston'da geçen hafta Tom ile çalışmaktan zevk aldım.

O projede Tom ile çalışmaktan zevk aldım.

Tom'la çalışmaktan zevk aldım.

Okumaktan zevk duyuyorum.

Zevk meselesi.

Yüzmekten zevk aldığını sanıyordum.

Kışın dondurma yemekten zevk almam.

Tom ve Mary birbirlerinden zevk alıyorlar gibi görünüyor.

Salonun zayıf akustiği, dinleyicilerin konserden zevk almalarını ciddi şekilde olumsuz etkiledi.

Bilimsel makaleleri okumaktan zevk alır.

Tom konserden zevk aldığını söylüyor.

Tom'un partiden bizim kadar çok zevk aldığından emin değilim.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce