ziyade kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 42'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O, bir politikacıdan ziyade bir roman yazarıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Mühendisler, tabiatı anlamaktan ziyade, onu kullanmaya çalışırlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
O yazardan ziyade eleştirmendir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir öğretmenden daha ziyade bir yazarım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Renk pembeden ziyade mordur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Eski bir arabadan ziyade, yeni bir araba almaya karar verdim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğretmenimiz bizi bir değnekle dövmeden önce "Bu, sizden ziyade beni incitecek." derdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Daha ziyade konuya odaklanmayı tercih ediyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onlar tartışmıyorlar fakat daha ziyade bir oyunu prova ediyorlar.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çocuklardan ziyade ebeveynler suçlanacak.
Translate from Türkçe to İngilizce
Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu tür şeyler çoğunlukla kötülükten daha ziyade bir kaza sonucudur.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu tür şeyler kötülükten daha ziyade kazaradır.
Translate from Türkçe to İngilizce
İşlem ABD dolarından daha ziyade yenle gerçekleştirilmiştir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.
Translate from Türkçe to İngilizce
Doktor kırık parmağından ziyade Tom'un ayak bileği hakkında daha endişeli olduğunu söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Daha fazla insanın yaptıkları şeylerden daha ziyade söyledikleri şeylerden başı belaya girer.
Translate from Türkçe to İngilizce
O fakirden ziyade zengindir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Esperanto yerli dillerin yerini almamalı, daha ziyade sadece herkes için ikinci bir dil olmalıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Zengin olmak zorunda değilsiniz, daha ziyade, bağımsız olmanız gerekmektedir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Film izlemek için sinemaya gitmezsiniz. Daha ziyade, iki yüz kişi ile birlikte gülmek ve ağlamak için sinemaya gidersiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tüketiciler genelde kaliteden ziyade miktara önem verir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onun yüzü öfkeden daha ziyade tiksinme ve hüzün yansıtıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Londra'dan ziyade Paris'e gitmem daha iyi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bir insanın mutluluğu sahip olduğu şeyden ziyade onun ne olduğuna bağlıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Biz burada dünyada manevi bir deneyim yapan insanlar değiliz, daha ziyade, insan olmayı öğrenen ruhsal varlıklarız!
Translate from Türkçe to İngilizce
Allah ziyade etsin.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kızgınlıktan ziyade kendimi üzgün hissediyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Otobüsten ziyade trene binmeyi tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Yin ve Yang karşıt olmaktan ziyade birbirini tamamlayan güçlerdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Üzgün olmaktan ziyade kızgınım.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bireysel çıkışlardan ziyade ortak dil ve tekrarın gücünü kullanın.
Translate from Türkçe to İngilizce
O satıcıdan ziyade dolandırıcı biri.
Bunlar haberden ziyade kısa birer film gibiydi.
Doğru özgürlük, her kafana eseni yapma özgürlüğünden ziyade istemediğin şeyi yapmama özgürlüğüdür.
Faşizm konuşma yasağından ziyade söyleme mecburiyetidir.
Bu olumsuz bir özellikten ziyade erdemliliktir.
Çünki ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum.
Cesaret, korkusuzluktan ziyade var olan korkuların baskılanması olarak tanımlanabilir.