Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"ziyarete" içeren Türkçe örnek cümleler

ziyarete kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Sergi bir ziyarete oldukça değer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Beni ziyarete gel.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çılgınca bir fikir gibi görünebilir ama sanırım hemen şu anda Tom'u ve Mary'yi ziyarete gitmeliyiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bizi ziyarete gelebilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her ne zaman ziyarete gelse bize hediyeler getirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Robert ara sıra beni ziyarete gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu ziyarete gitmeden önce, onun evde olduğundan emin olmalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Seni ziyarete gelmeye ne zaman fırsat bulacağımı bilmiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Fırsat bulur bulmaz, bir ziyarete geleceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün gece bir adam seni ziyarete geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sen dışarıdayken Sato isimli biri seni ziyarete geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amcam her üç günde bir beni ziyarete gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Üşüttüğüm için onu ziyarete gitmedim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ziyarete gelmek istersen, lütfen gel.
Translate from Türkçe to İngilizce

Önümüzdeki Pazar teyzemizi ziyarete gidiyoruz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biz seni ziyarete geleceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sanırım Tom ziyarete gelmek için çok geç olduğunu düşündü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ziyarete geleceğiz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bence Tom'u ziyarete gidiyordun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Mary'yi ziyarete giderken Boston'dan geçiyor olacak.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'u hastanede ziyarete gitmelisiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar artık seni ziyarete gelmiyor mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir meslektaş beni ziyarete geliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ona bize ziyarete gelmesini söyledim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cumartesi günü büyükannesini ziyarete gidecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Boston iyi bir kent. Tekrar ziyarete gelmek isterim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onu ziyarete gitmeye ne dersiniz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben hastanedeyken, o beni ziyarete gelmedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden Tom'u ziyarete gidemeyiz?
Translate from Türkçe to İngilizce

Arkadaşlarımın, ziyarete gelmeden önce telefon etmelerini tercih ederim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben küçük bir çocukken, babam ve ben Boston'a babamın dedesini ziyarete gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hafta için John'u ve Mary'yi ziyarete gitmenin eğlenceli olacağını düşünüyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok seyrek olarak Mary'yi ziyarete gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, üç gün önce bizi ziyarete geldi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kocasının, cumartesi gecesi tek geceliğine Paris'ten onu ziyarete gelmesi gerekiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ziyarete gelmek için kötü bir zaman seçtin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Neden bize ziyarete gelmedin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne zaman istersen bana ziyarete gelebilirsin.
Translate from Türkçe to İngilizce

Cumartesi günü ninesini ziyarete gidecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ziyarete geldi ve bizimle akşam yemeği yedi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kız arkadaşımı ziyarete gitmek için bazen otobüse binerim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Jacksonları ziyarete gidelim.

O gün beni ziyarete geldi.

Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.

Tom daha geçen hafta bizi ziyarete geldi.

Tom'u ziyarete gitmeyi düşünüyordum.

Tom ne zaman ziyarete geleceğini söyledi mi?

Ben bugün dedemin mezarını ziyarete gittim.

O ara sıra bizi ziyarete gelir.

Tom muhtemelen önümüzdeki yaz bizi ziyarete gelecek.

Tom ziyarete geldiğinde ikimiz de dışarıdaydık.

Fransa'yı ziyarete gittiğimizde bir vize gerekiyor.

Onu ziyarete gitmeden önce Tom'u telefonla aramam gerekirdi.

Şimdiye dek beni ziyarete gelen tek kişi sensin.

Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni ziyarete geliyor olacaklar.

Mary ziyarete geldiğinde, Tom odasını temizlemeye henüz başlamıştı.

Sanırım o, hastanedeki annesini ziyarete gitmeyi planlıyordu.

Onun hastanede bulunan annesini ziyarete gitmeyi planladığını düşünüyorum.

Tom, Kuzey Kutbu'nda Santa Claus'u ziyarete gitmek istediğini söyledi.

Tom bugün ziyarete gelecek.

Beni ziyarete gelecek misiniz?

Tom ve Mary daha geçen gün ziyarete geldiler.

Büyükannem bugün bizi ziyarete geldiği için çiçekler aldım.

Erkek kardeşim Tom'un karısı Mary'nin babası, John, Boston'dan ziyarete geliyor.

Sonbaharda Saint Petersburg'u ziyarete gelin!

O ve kız kardeşi yarın bizi ziyarete geliyorlar.

Beni ziyarete geldiğin iyi: Mahzenden bir şişe kırmızı şarap getirmeye gideceğim.

Zamanın olduğunda beni ziyarete gelmelisin.

Bu akşam ziyarete gelen arkadaşlarımız var.

Avrupa ile Asya'yı ayıran İstanbul boğazında tarihi yalıların yanı sıra Dolmabahçe Sarayı ve Beylerbeyi Sarayı yer almaktadır. Karadeniz ile Marmara'yı birbirine bağlayan İstanbul boğazı, muhteşem gece kulüpleri ve restoranlarıyla şehri ziyarete gelen insanlara unutamayacakları anılar bırakıyor.

Bizi ziyarete gelmek istiyor musun?

Kız arkadaşımı ziyarete geldim.

Fadıl, Dania'yı ziyarete geldi.

Karımın arkadaşı ziyarete geldiğinde, konuşmaya fırsat bulmayı zor bulurum.

Bir dahaki sefere dükkanımızı ziyarete gelmen gerekir.

Bir ara bizi ziyarete gel.

Fadıl aileyi ziyarete gitti.

Tom, Boston'daki Mary'yi ziyarete gitti.

Sami, Leyla'yı ziyarete gitti.

Mary yeni erkek arkadaşıyla bizi ziyarete geldi.

Gelecek ay bizi ziyarete geldiğiniz için memnun oldum.

Sami, Leyla'yı ziyarete geldi.

Tom, Mary’yi ziyarete gittiğinde onun evde olmadığını söyledi.

Tom ve Mary yarın bizi ziyarete geliyorlar.

Yarın ziyarete gelen bir arkadaşım var.

Annesini ziyarete geliyor.

Sami ve Leyla ziyarete geldiler.

Sami babasını ziyarete gitti.

Seni ziyarete gelebiliriz.

Boston'da oturan dayım geçen hafta bizi ziyarete geldi.

Tom beni hiç hapishanede ziyarete gelmedi.

Tom ziyarete geldi.

Bürodaki en iyi arkadaşı onu ziyarete geldi.

Tom, Mary'yi ziyarete gitti.

O, nisanda Cezayir'i ziyarete gitti.

Yeğenlerimin ziyarete gelmesi güzel ama sabahtan akşama kadar evin içinde dolanıp durmaları dayanılmaz.

Tom ve Mary onları ziyarete gittiğimde evde değillerdi.

Marco dün beni evde ziyarete geldi.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce