Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çekilmek" in Türkisch

unknown

  1. çekmek eylemine konu olmak.

    • Yüz gram kahve çekilmiş, mis gibi kokuyordu
  2. kendini geriye ya da herhangi bir yana çekmek.

    • Hızla gelen arabayı görünce çekilmek isterken düştüm
  3. azalmak, eski düzeyi kalmamak ya da büsbütün yok olmak.

    • Göl çekilmişti
  4. bulunduğu yerden uzaklaşıp gitmek.

    • Ağanın kızdığını anlayan köylüler birer birer çekilmişti
  5. bir yere, bir duruma geçmek.

    • Akşam herkes evine çekilmişti
  6. bir yerden ayağını kesmek, oraya hiç uğramamak.

    • Eski müşteriler çekildi
  7. bir görevden, bir işten kendi isteğiyle ayrılmak.

    • Bakan çekilmek istiyordu
  8. (bir yarışmaya vb.) katılmaktan vazgeçmek.

    • Takım, maçtan çekildi
  9. imbikten geçirilerek elde edilmek, damıtılmak.

    • Rakı üzümden çekilir
  10. (göz için) süzülmek, çekik bir durum almak.

  11. dış dünya ile ilişiğini kesmek, herkesten uzak bir yere kapanmak.

    • Yaşlanınca küçük bir köye çekildi
  12. el ayak çekmek, ortadan kalkmak.

    • Alçaklar çekilse, işler düzelecektir
  13. cepheden ya da düşmandan herhangi bir yöne doğru uzaklaşmak.

    • Düşman hızla çekilmekteydi