Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ısmarlamak" in Türkisch

unknown

  1. bir şeyin getirilmesini ya da yapılmasını, o işle uğraşan kimseye söylemek.

    • Yemeklerimizi ısmarlamak için garsonu çağırdık
  2. kendi için gereken bir şeyin alınmasını bir başkasına söylemek.

    • Çarşıya giden varsa bir kitap ısmarlamak istiyorum
  3. bir lokantada vb., parasını kendi ödeyerek başkaları için yiyecek içecek getirtmek.

    • Şu büfeden sana gazoz ısmarlayayım
  4. bir şeyin yapılmasını, bırakılmasını ya da bir şeyden vazgeçilmesini söylemek.

    • Bu işi size böyle mi ısmarlamıştık?
  5. bir kimsenin, bir şeyin bakılmasını, korunmasını birinin gözetimine bırakmak.

    • Kadın hastaydı, ağlayarak, kocasına”Çocuklarımı sana ısmarlıyorum” diyordu