Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "büyümek" in Türkisch

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. organizmanın bütününde ya da bir bölümünde ya da bir bütünün bir bölümünde boyutlar artmak, eskisinden daha büyük bir duruma gelmek.

    • Diktiğimiz çiçekler çabuk büyüdü
  2. gelişmek, yetişmek.

    • O, küçük bir köyde doğup büyümüştü
  3. yaşı artmak.

    • Bir yaş daha büyümek, bir yıl yaşlanmaktır
  4. boy atmak, boy atıp gelişmek.

    • Oğlunuz biz görmeyeli büyümüş
  5. yeğin bir durum almak, güçlenmek, yeğinliği artmak.

    • Kavga büyümüş, ortalık iyice karışmıştı
  6. genişlemek, genişleyip yayılmak.

    • Olay büyümek üzereyken, yatıştırıldı
  7. niceliği artmak, çoğalmak.

    • Serveti her gün artmakta, büyümekteydi
  8. önem ve değer kazanmak, saygınlığı artmak.

    • O, benim gözümde her gün daha büyümektedir
  9. iş gücü, doğal kaynaklar, üretim, hizmetler vb. gibi temel değişkenlerin bir arada harmanlanması sonunda bir önceki yıla oranla ulusal gelir ve dolayısıyla ülkede gönenç artmak.