Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "boğmak" in Türkisch

unknown

  1. bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.

    • Onu suda boğmak istemişlerdi
  2. el, ip ya da benzeri bir şeyi çevresine dolayıp sıkmak.

    • Ağacın bedenini çelik çemberle boğmuşlardı
  3. çevresini kaplamak, sarmak, gelişmesini engellemek.

    • Çiçeği otlar boğmuştu
  4. duyulmaz duruma getirmek, bastırmak, örtmek ya da silikleştirmek.

    • Motor gürültüsü sesini boğuyordu
  5. (renkler için) uygun düşmemek, karartmak, kapamak.

    • Bu perde salonu boğar
  6. bir kimseyi bir şeyin bolluğuna uğratmak.

    • Kadın çocuğu öpücüklere boğmuştu
  7. (motorlu taşıtlarda) ilk anda verilen fazla yakıt motoru çalışmaz duruma sokmak.

    • Motoru boğduk, biraz beklemek gerekiyor
  8. bunaltmak.

    • Sıcak insanı boğuyor
  9. aldatıp pahalı satmak.

    • O mağazada adamı boğarlar
  10. parasından yararlanmak, çıkar sağlamak.

    • Dostu, karıyı her gün bir miktar boğuyordu
  11. (kumarda) özellikle birkaç kişi bir kişiyi makasa alarak onun bütün parasını ütmek <b>(II)</b>, hile ile yenmek.

  12. bir şeyi (sigarayı, özellikle esrarlı sigarayı, parayı, içkiyi) bitirmek, tüketmek.

  13. bir iple, çuval, torba, kese gibi şeylerin ağzını bağlamak.