Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "eğri" in Türkisch

sıfat

  1. doğru, düz ya da dikey olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpıklığı olan.

  2. yay biçimini almış, eğmeçli.

  3. bütünüyle bir yana eğilmiş olan, yatay ya da düşey olmayan, eğik.

    • Masa eğri duruyor
  4. söz ve davranışlarına güvenilmeyen (kimse), doğru olmayan (söz).

    • Eğrilerle oturup kalkılmaz
  5. yanlış.

    • Sen doğru söylüyorsun da ben eğri mi anlıyorum?
  6. bir olayın durumunu, yeğinliğini, azalış ya da çoğalışını belirli bir ölçüye göre gösteren çizgi.

  7. doğru, düz olmayan (çizgi, yüzey).

  8. bir iş yanlış yapılmaktayken, yanlış yoldayken sonradan ortaya çıkan uygun bir durumla düzelmek, iyi bir sonuca ulaşmak.

  9. bir iş, yanlış yapılan parçasıyla doğru yapılan parçası denkleşerek pek de kötü olmayan bir sonuca varmak.