Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "gitmek" in Türkisch

unknown

  1. bir yöne doğru yönelip devinmek, yola çıkmak.

    • Evden işine gitmek üzere çıkmıştı
  2. bir yerden ya da bir işten ayrılmak.

    • O buradan gitti
  3. çıkmak, ulaşmak.

    • Bu cadde alana gider
  4. bir amaçla bir yere başlamak ya da bir işle uğraşmak.

    • Her gün kahve ye gitmek, iş mi yani?
  5. harcanmak, tüketilmek, yok edilmek.

    • Bunca emek nereye gitti?
  6. bir duruma, bir sona ulaşmak, erişmek, varmak.

    • Bu iş kötüye gitmekte, biraz çalışalım
  7. uymak, yakışmak, yaraşmak.

    • Bu giysi sana gitmiş doğrusu
  8. gönderilmek, götürülmek, ulaştırılmak, ulaşmak.

    • Mektup ona gidince durumu öğrenir
  9. belli bir süre için yetmek, yeter, yetişir olmak.

    • Bu kömür ancak bir ay gider
  10. yolda hızlı yürümek, yol almak.

    • Bu araba iyi gider
  11. herhangi bir durumda olmak.

    • İşler kötü gitmekteydi
  12. ölmek.

    • Kurşunu yiyince adam oracıkta gitmiş
  13. elden çıkmak, yok olmak.

    • Koskoca mağaza gitti, şimdi büfeye kaldılar
  14. belli bir süre dayanmak, eskimemek.

    • Ayakkabı iki yıl gitti
  15. alıcısı bulunmak, satılmak.

    • Pamuk bugünlerde kaçtan gitmekte, bilen var mı?
  16. geride kalmak, sona ermek, geçmek.

    • Kış gitmek bilmiyor
  17. (makine vb. için) işlemek, çalışmak.

    • Saatim doğru gidiyor
  18. (bir durum) yolunda olmak, sürmek.

    • İşi iyi gitmekteydi
  19. el atmak, başvurmak, yapmak durumunda kalmak.

    • İşçiler greve gitmek istiyor
  20. bir şey zarar görmüş olmak.

    • Masanın cilası gitmiş
  21. kimi kiplerin sonuna gelerek sürerlik eylemi oluşturmaya yarar.

    • Böyle yapılageldi, böyle yapılagidecektir. Yaşam boyu hep bunu yaptı gitti
  22. bir ad takımının yönelme durumundaki belirteni olan kimi sıfatlardan sonra kullanılarak, tümcedeki öznenin o sıfatta göründüğünü anlatan bileşik eylemler oluştururur.

  • İşleri her zaman iyiye gitti, kimi kez kötüye de gitmiştir elbette
  • eylemin <b> <i>gitsin</i> </b> biçimi emir kiplerinden sonra geldiğinde, buyurulan işin yapılarak sorunun kapanması isteğini anlatır.

    • Madem öyle, gönderin gitsin!
  • eylemin <b> <i>gitti</i> </b> biçimi yakın geçmiş zaman kiplerinden sonra gelerek, istenmeyen bir şeyin gerçekleştiğini, gerçekleşeceğini, istenen bir şeyin gerçekleşmediğini ya da gerçekleşmeyeceğini anlatır.

    • Adam öldü gitti. Şu iş yürümedi gitti
  • eylemin <b> <i>gitti</i> </b> biçimi eylemlerin sonuna gelerek yapılması ilkin pek istenmeyen bir şeyin kabul edildiğini anlatır.

    • Öyleyse söyledim gitti, sen delisin!
  • gitmek ve geri gelmek.

  • ölecek gibiyken kurtulmak, iyileşmek.

  • çok gidip gelmek.

  • ölüp ölüp dirilecek denli korkmak.

    • Karşısında eli bıçaklı sarhoşu görünce, polis yetişinceye değin gidip gidip geldi