Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "iz" in Türkisch

ad

  1. insan, hayvan ya da devinen bir aracın geçtiği ya da önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti.

    • Toprak yolda ayak izleriyle tekerlek izleri birbirine karışmış
  2. bir şeyin akması, sürüklenmesi, yuvarlanması, dokunması, kıstırmasıyla vb. geride bıraktığı belirti.

    • Toprakta sel izi açıkça belliydi
  3. bir olay, bir durum ya da yaşayıştan geride kalan belirti, anı, im.

    • Ülkede savaşın izlerini silmek zor olmuştu
  4. ipucu.

    • Polis, saldırganın izini bulamamıştı
  5. bir düzlemin başka bir düzlemle ya da bir doğruyla kesişmesiyle oluşan arakesit.

  6. av sırasında, hayvanın ayak izlerine bakarak gittiği yönü ve yeri bulmaya çalışmak, hayvanın izinin ardından gitmek.

  7. arkasından gitmek, nereye gittiğini bulmaya çalışmak, izlemek.

    • Polis iz sürüp adamları bir evde kıstırmış
  8. bir yere değin izleyip sonra yitirmek.

  9. (bir kimsenin) nerede bulunduğu, ne yaptığı hakkında bilgi alamamak.