Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kaçmak" in Türkisch

unknown

  1. tehlikeli bir durumdan, birinden, bir şeyden kurtulmak için hızla koşup uzaklaşmak.

    • Oradan kaçmak, kurtulmak istiyordum
  2. bulunması gereken yerden, kimseye bildirmeden ayrılmak.

    • İşten kaçarak biraz dolaşmak istemişti
  3. kendini göstermemek, gizlenmek, saklanmak, rastlaşmamaya çalışmak.

    • Aylardır benden kaçmaktaydı
  4. bir şeyi yapmaktan geri durmak, kaçınmak, çekinmek, sakınmak.

    • Zorluktan kaçmak, kolaycının yapacağı şeydir
  5. esirgemek.

    • Bunun için masraftan kaçmak aklına gelmezdi
  6. (sıvı, duman) kapalı bir yerden dışarı sızmak.

    • Barajdan kaçan suyu tutmak gerekiyor
  7. (çorap, kumaş vb.den iplik) kopmak.

    • Kadının çorabı kaçtı
  8. görünmeden, gizlice uzaklaşmak, sıvışmak.

    • Az önce görmüştüm, ama kaçmış anlaşılan
  9. girmek.

    • Yılan bir deliğe kaçmıştı
  10. bir yana doğru kaymak.

    • Masa biraz kaçmış, düzeltelim
  11. andırmak, benzemek, yaklaşmak.

    • Çizgisi karikatüre kaçmıştı
  12. çok hızlı koşmak.

    • Bu at iyi kaçar
  13. eski durumu kalmamak, yok olmak, bozulmak.

    • Rahatımız iyice kaçmıştı
  14. (kız, kadın) aile isteklerine karşı gelerek, evlenmek için, gizlice bir erkeğe gitmek.

    • Bu köyün kızları hep kaçar
  15. kaçgöçe uymak.

    • Kadın kaynından bile kaçmaktaydı
  16. (renk için) uçmak, ağarmak, solmak.

    • Çocuğun rengi kaçmıştı
  17. nitelik bildiren kimi sözcüklerle birlikte olmak anlamıyla yardımcı eylem gibi kullanılır.

    • Bu söz iyi kaçtı
  18. (kimi iskambil oyunlarında) kâğıtlar dağıtıldıktan sonra durumunu, elini uygun görmeyip oyuna girmemek, belirli bir elde oynamamak.

  19. (olumsuz biçimde ya da soru biçimindeki kullanımlarda) gözümden kaçmaz, görmez olur muyum?, olanağı değerlendirmez miyim? vb. anlamında kullanılır.

    • Beş yüz önerdiler, kaçar mı, hemen atıldım üzerine. Sen sakin ol abi, bizden kaçmaz