Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "karar" in Türkisch

Etymology

Arapça

Phonetics

.–

ad

  1. bir iş ya da sorun konusunda düşünülerek verilen kesin yargı.

    • Adam kararından döneceğe benzemiyordu
  2. sonuca bağlanması gerekli bir sorunda düşünülerek, tartışılarak verilen kesin yargı.

    • Mahkeme kararını açıkladı
  3. mahkeme yargısını bildiren belge.

    • Kararı alıp ilgili yere ver
  4. değişmeyen, düzenli biçimde süren durum, düzenlilik.

    • Ekonomide karar çok önemlidir
  5. (hava için) değişmez olma, süreklilik.

    • Buranın havasının kararı olmuyor
  6. alaturka müzikte, taksim yaparken ana makama dönüş.

  7. belirli bir davranış ya da tutumu benimseme.

  8. ölçüsü, derecesi istenildiği gibi olan, uygun bulunan, ne az ne çok olan, tam ölçüsünde.

    • Çorbanın tuzunun kararı iyi
  9. bir davayı, bir sorunu sonuca bağlamak.

    • Durum, toplantıda karar almakla çözümlenebilirdi
  10. bir konuda kararını vermek.

    • Karar aldım, bundan sonra kimseye borç para vermeyeceğim
  11. düzenli bir duruma gelmek.

    • İşler karar buldu
  12. yatışmak.

    • Olayların karar bulmasını bekliyoruz
  13. birçok şeyi deneyerek aralarından birini seçmek.

    • Çizgili gömlekte karar kıldım, alıyorum
  14. bir durumdaki değişmeler bir noktada durmak, yatışmak.

    • Hava karar kılarsa, kıra çıkarız
  15. bir konuda anlaşmak, bir şeyi kararlaştırmak.

    • Sonunda şu karara vardık, tatili deniz kıyısında geçireceğiz
  16. bir konuda, bir sorunda kararını vermek.

    • Dostluk konusunda şu karara vardım, dostluk yoktur