Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "parça" in Türkisch

Etymology

Farsçadan

ad

  1. bir bütünden ayrılan, artakalan ya da ayrı sayılan şey.

    • Bir ekmek parçasını kuşlara attı
  2. bir bütünden kopmak, yırtılmak, kırılmak, parçalanmak vb. yoluyla ayrılmış bölüm.

    • Cam parçaları ayağımı kesti
  3. birkaçı bir araya gelince bir bütünü oluşturan şeylerin her biri.

    • Çamaşır makinesinin parçası bulunmaz olmuş
  4. sayı sıfatıyla tane anlamına gelir.

    • Üç parça giysiyi asacak yer mi yok?
  5. müzik yapıtı.

    • Mozart’tan parçalar çaldılar
  6. bir yazın ya da müzik yapıtının bir bölümü.

    • Öyküden bir parçayı okuyup yorumladı
  7. bir sinema filmini tanıtan, o filmden alınmış bölüm.

  8. ad tamlamalarında belirtilen durumunda kimi vakit küçümseme, aşağısama, değersizlik anlatır.

    • Bir şoför parçasına kız mı verirler? diyordu
  9. güzel, çekici (kadın).

  10. bir sinema filmi arasına sıkıştırılan erotik bölüm.

  11. gibi kimi deyimlerde bir örneği, benzeri gibi anlamlarda kullanılır.

  12. parçalanmış bir durumda.

  13. azar azar, bölüm bölüm.