Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "perde" in Türkisch

Etymology

Farsçadan

ad

  1. görmeyi, ışığı engellemek ya da bir şeyi gizlemek için bir açıklığın önüne gerilen örtü.

    • Pencerenin perdesi eskimiş
  2. üzerine görüntü yansıtılan, saydam olmayan yüzey.

    • Karagöz perdesi, sinema perdesi
  3. iki yeri birbirinden ayıran ve görünmeyi önleyen bölme.

    • Odayı perdeyle bölüp, iki kişinin yatacağı duruma getirdiler
  4. doğruyu, gerçeği görmeyi önleyen şey.

    • Gözündeki perdeyi çekip almak mı gerek, gerçeği görmen için?
  5. ak<sup>1</sup>, akbasma, aksu, boz<sup>4</sup>, katarakt.

  6. sahneyi seyirci salonuna açıp kapayan, kumaştan yapılmış örtü.

  7. bir oyunun olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölümlerinden her biri.

  8. bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık ya da incelik derecesi.

  9. kimi çalgılarda bulunan ve sesin kalınlık ya da incelik derecelerini sağlamak için parmaklarla basılan yer.

  10. (ses için) pes perde.

  11. kimi hayvanlarda bulunan, parmakları birbirine bitiştiren zar.

  12. (bir şeyin önüne) perde<sup>1</sup> germek.

  13. (bir şeyi) gizlemek, örtmek.

  14. (göz için) boz<sup>4</sup> oluşmak.

  15. gizlemek, örtmek.