Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "taban" in Türkisch

ad

  1. ayağın yere basan yüzü, alt yüzü.

  2. üstü kapalı olan bir yerin tavanına karşıt olan, ayakla basılan yüzü.

  3. ayakkabının altı.

  4. bir şeyin yere dayanan bölümü ya da bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık<sup>4</sup>.

  5. bir şeyin en alt bölümü.

  6. değerlendirmede en alt aşama, derece.

    • Ürün taban fiyatı belli olmadı
  7. bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmayan ama yönetenler üzerinde etkili olan kitle.

    • Partinin tabanı koalisyon istemiyor
  8. bir ırmağın en derin olan orta yeri.

  9. dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü.

  10. bir cismin ya da bir şeklin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey ya da çizgi.

  11. tarlanın en düz ya da en çukur yeri.

  12. toprağı verimli tarla.

  13. yorgunluğa katlanarak uzun yol yürümek.

  14. çok gidip gelmek, sık sık gitmek.

  15. kaçıp gitmek.

  16. uzak bir yere gitmek üzere bütün gücünü toplayarak yola çıkmak.