Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "temel" in Türkisch

Etymology

Yunancadan

ad

  1. bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban ve benzeri bölümlerinin tümü.

  2. bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.

  3. bir şeyin gelişimi için gereken ilk öğeler.

  4. sağlam dayanak.

    • Savının temeli yoktu
  5. en önemli, bellibaşlı, ana.

    • Bu konudaki temel görüşler belli oldu
  6. çukur kazıp bir yapının temel bölümlerini yapmaya başlamak.

  7. bir işe başlamak.

  8. bir şeyin büyümesinin, gelişmesinin başlangıcını oluşturmak.

    • Bu düşüncenin temelini atmak da ona düşmüştür
  9. büyük ve kalın direk.

  10. bir şeyin dayandığı, güç aldığı en önemli öğe, nesne ya da kimse.

  11. bir yapının temeline, özellikle temelin köşelerine konulan büyük taş.

  12. bir şeyin dayandığı, güç aldığı en önemli öğe, nesne ya da kimse.

  13. (temelin kazılacağı zemin) sağlam olmak.

    • Bu toprak temel tutar
  14. sürüp gidecek bir duruma gelmek, yerleşmek, kökleşmek.

    • İş temel tutunca oğlunu başına geçirdi