Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "tepe" in Türkisch

ad

  1. çevresindeki düz yerlerden yüksek olan ve çok kez tek başına bulunan, yüksekliği genellikle birkaç yüz metreyi geçmeyen, yamaçları yatık yer biçimi.

  2. yüksekliği olan bir şeyin en üstteki bölümü.

    • Kedi ağacın tepesine çıkmış
  3. başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü.

    • Adamın tepesinde saç kalmamış
  4. bir kimsenin çok yakını, yanı başı, başucu.

    • İş yaparken insanın tepesine dikilmeyin
  5. çokgende ya da çokyüzlüde köşelerden her biri.

  6. bakışım ekseni bulunan bir eğrinin ya da yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

  7. ikizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası.

  8. bir tepenin en yüksek yeri.

  9. bir karayolunun tepeden aştığı nokta.

  10. ➽tepeüstü.

  11. birdenbire gelen ve kaçınılması olanaksız bulunan, beklenmedik, şaşırtıcı.

  12. yüksek bir makamca yapılan.

    • Onun ataması tepeden inmeydi
  13. tepeden inmeyi yöntem olarak kullanan kimse.

  14. ➽jakoben.

  15. tepeden inmeci olma durumu.

  16. ➽jakobenlik.

  17. hiç beklemediği bir zamanda yanına gelmek.

  18. hiç istemediği halde birinin yanına gelip ondan ayrılmak istememek, türlü isteklerle onu rahatsız etmek.

  19. üst katta oturanlar, çok gürültü yaparak alt kattakileri rahatsız etmek.

  20. bir kimsenin yaptığı bir işi durmadan başına kakmak.

  21. bir kimseden bir şey yapmasını üsteleyerek, bıktıracak bir ısrarla istemek.

  22. (güçlü kişi) kendinden güçsüzleri ezmek, baskı altına almak, onlara kötü davranmak.

  23. (şımarık çocuk) şımarıklık edip istediğini yaptırmaya çalışmak.