Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yaban" in Türkisch

Etymology

Farsçadan

ad

  1. yerleşim bölgeleri dışı, insan bulunmayan ıssız yer.

  2. böyle yerlerde yaşayan ya da yetişen canlıları belirtmek için ad tamlamalarında tamlayan olarak kullanılır ya da bileşik ad kurar.

    • Yabangülü, yabankazı. Yaban ormanlarda avlanırlardı
  3. aile ocağından ayrı yer, uzak yer, gurbet.

    • Buranın erkekleri her yıl yabana gider çalışır
  4. yabancı ülke.

    • İşçi olarak yabanlarda çürüdü
  5. (kimi bölgelerde) yerli halktan olmayan kimse, yabancı, el.

    • Elin yabanı bile senden iyi çıktı
  6. yabana özgü olan, yaban olan.

    • Yaban kırlarda yaşayan hayvanları evcilleştirmek zordur
  7. (bir şey) tanıdık olmayan birine, bir yabancıya verilmek, satılmak.

    • Güzelim araba yabana gitti
  8. (biri) başka köye, başka yere, uzağa, gurbete gitmek.

    • Yabana gidenler gün gelir dönerdi
  9. boşa harcanmak.

    • Onca para yabana gitmişti