Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yazmak" in Türkisch

unknown

  1. düşünceyi, sözü özel imlerle ya da harflerle kâğıda geçirmek.

    • Şiir yazmak için ozan olmak gerekmez mi?
  2. yazıyla anlatmak.

    • Mektup yazmak yerine telefon ediyorum
  3. yazıyla bildirmek, yazılı olarak haber vermek.

    • İşin sonucunu size yazarız
  4. yazar olarak görev yapmak.

    • Hangi gazetede yazacaksınız?
  5. bilim ya da yazın yapıtı oluşturmak.

    • Yeni bir roman yazmak istiyordu
  6. (sayaç vb.) sayılarla niceliği belirtmek, göstermek.

    • Taksimetre on lira yazmıştı
  7. kayıt etmek ya da bir göreve almak.

    • Müdür çocuğu okula yazmak istememişti
  8. yere yaymak, sermek.

    • Çulu yazıp oturdular
  9. düğünlerde, gelinin yüzünü süslemek.

  10. (doğaüstü güçler) insanın geleceğini belirlemek.

    • Tanrı böyle yazmış, değişmez
  11. (genellikle olumsuz ya da soru biçimi kullanılır) bir anlam taşımak, önemi, değeri olmak.

    • Bağırsa da kaç yazar, bir şey yazmaz